TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDAKİ KANUN UYARINCA AYIPLI MAL

TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDAKİ KANUN UYARINCA AYIPLI MAL

AYIPLI MAL

Ayıplı mal, tüketiciye teslimi anında, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan maldır.

Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda, internet portalında ya da reklam ve ilanlarında yer alan özelliklerinden bir veya birden fazlasını taşımayan; satıcı tarafından bildirilen veya teknik düzenlemesinde tespit edilen niteliğe aykırı olan; muadili olan malların kullanım amacını karşılamayan, tüketicinin makul olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar da ayıplı olarak kabul edilir.

Sözleşmeye konu olan malın, sözleşmede kararlaştırılan süre içinde teslim edilmemesi veya montajının satıcı tarafından veya onun sorumluluğu altında gerçekleştirildiği durumlarda gereği gibi monte edilmemesi sözleşmeye aykırı ifa olarak değerlendirilir. Malın montajının tüketici tarafından yapılmasının öngörüldüğü hâllerde, montaj talimatındaki yanlışlık veya eksiklik nedeniyle montaj hatalı yapılmışsa, sözleşmeye aykırı ifa söz konusu olacaktır.

AYIPLI MALDAN SORUMLULUK

Satıcı, malı satış sözleşmesine uygun olarak tüketiciye teslim etmekle yükümlüdür.

Satıcı, kendisinden kaynaklanmayan reklam yoluyla yapılan açıklamalardan haberdar olmadığını ve haberdar olmasının da kendisinden beklenemeyeceğini veya yapılan açıklamanın içeriğinin satış sözleşmesinin akdi anında düzeltilmiş olduğunu veya satış sözleşmesi kurulma kararının bu açıklama ile nedensellik bağı içinde olmadığını ispatladığı takdirde açıklamanın içeriği ile bağlı olmaz.

İSPAT YÜKÜ

Teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların, teslim tarihinde var olduğu kabul edilir. Bu durumda malın ayıplı olmadığının ispatı satıcıya aittir. Bu karine, malın veya ayıbın niteliği ile bağdaşmıyor ise uygulanmaz.

Tüketicinin, sözleşmenin kurulduğu tarihte ayıptan haberdar olduğu veya haberdar olmasının kendisinden beklendiği hâllerde, sözleşmeye aykırılık söz konusu olmaz. Bunların dışındaki ayıplara karşı tüketicinin seçimlik hakları saklıdır

Satışa sunulacak ayıplı mal üzerine ya da ambalajına, üretici, ithalatçı veya satıcı tarafından tüketicinin kolaylıkla okuyabileceği şekilde malın ayıbına ilişkin açıklayıcı bilgiyi içeren bir etiket konulur. Bu etiketin tüketiciye verilmesi veya ayıba ilişkin açıklayıcı bilginin tüketiciye verilen fatura, fiş veya satış belgesi üzerinde açıkça gösterilmesi zorunludur. Teknik düzenlemesine uygun olmayan ürünler ise hiçbir şekilde piyasaya arz edilemez. Bu ürünlere, Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun ve ilgili diğer mevzuat hükümleri uygulanır.

TERMAL SARAY OTEL İŞLETMECİLİĞİ- KARADERELİ GROUP DEVRE MÜLK SÖZLEŞMESİNİN FESHİ-SENETLERİN İPTALİ-ÖDENEN BEDELİN İADESİ KARARI

Devre mülk sözleşmesinde “CAYMA HAKKININ” yönetmelik hükümleri gereğince açıkça düzenlenmesi gerekmekte olup buna ilişkin bilgilendirmenin sözleşme öncesinde ve sözleşme hükümlerinde yer verilmemiş olması durumunda tüketici sözleşmenin feshini ve ödediği bedelin iadesini isteyebilecektir.Aşağıda buna ilişkin güncel bir kararı sunuyoruz;


TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.
YALOVA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2016/588
KARAR NO : 2016/688

DAVACI : Z. E
VEKİLİ : Av. Öznur ULAŞ
DAVALI : TERMAL SARAY OTEL İŞLETMECİLİĞİ TURİZM İNŞAAT PAZARLAMA ANONİM ŞİRKETİ -0840039812500011 Mecidiyeköy Mah. Büyükdre Cad. No:73/11 Şişli/ İSTANBUL
DAVA : Tüketici Tarafından Açılan Devre Tatil Sözleşmesinden Kaynaklanan
DAVA TARİHİ : 26/08/2016
KARAR TARİHİ : 22/11/2016
KARAR YAZ. TARİHİ : 24/11/2016
Mahkememizde görülmekte bulunan Tüketici Tarafından Açılan Devre Tatil Sözleşmesinden Kaynaklanan davasının yapılan açık yargılamasının sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacının mahkememize vermiş olduğu 19/08/2016 tarihli dilekçesinde özetle; müvekkilinin 11/03/2016 tarihinde davalı firma ile 01-08 Haziran tarihlerinde kullanımı kapsayacak şekilde hisseli gayrimenkul satış sözleşmesi imzaladığını, sözleşme bedelinin 13.000,00 TL olarak belirlenmiş olmasına rağmen aynı gün düzenlenen taahhütname ile peşin olarak ödendiğinde 10.375,00 TL olacağının belirtildiğini davacının 14/03/2016 tarihinde sözleşme bedeli olan 10.375,00 TL’yi peşin olarak ödediğini, davacı tarafından sözleşmenin tüm maddelerine aykırı olarak yapılması, internet üzerinden aynı yerden aynı şekilde sözleşme imzalayan tüketicilerin bulunduğunu öğrenmesi nedeniyle cayma hakkını kullanarak sözleşmeyi feshettiğini, davalı şirketçe tebliğ alınmış olmasına rağmen hiçbir ödeme yapılmadığını, davalı şirketin güvenilir olmadığını belirterek, hisseli gayrimenkul satış sözleşmesi iptali ile yapılan 10.375,00 TL ödemenin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur.
Dosya incelendiğinde taraflar arasındaki uyuşmazlığın hisseli gayrimenkul satış sözleşmesinden kaynaklanan sözleşmenin feshi davası olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, taraflar arasında yapılan sözleşme ve tüm dosya içeriğine göre davacının davalı şirket ile hissesi gayrimenkul satış sözleşmesi imzaladığı, 28/06/2016 tarihinde tüketicinin davalı şirkete cayma hakkını bildirir ihtarnamesini gönderdiği, ihtarnamenin davalı şirket tarafından tebellüğ edildiği, davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakıldığı, tüketici kanununa göre tüketici teslim almadığı ve cayma hakkını kullandığı sözleşmeyi feshetme hakkına sahip olduğundan davacı tarafın davasının kabulüne, sözleşmenin feshine, davacı tarafça peşin ödenen 10.375,00.-TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, satış bedeline istinaden keşide edilen senetlerin iptaline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Davanın KABULÜ İLE,
Taraflar arasında akdedilen 11/03/2016 tarihli sözleşmenin iptaline, peşin ödenen 10.375,00 TL bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Alınması gereken 708,71 TL harcın davalı Termal Saray Otel İşletmeciliği Turizm İnşaat Paz. AŞ’den tahsiline hazineye gelir kaydına.
Davacı tarafından yapılan 0,75.-Kr dosya, 66,00.-TL tebligat ücreti masrafı olmak üzere toplam 66,75.-TL yargılama giderinin davalı Termal Saray Otel İşletmeciliği Turizm İnşaat Paz. AŞ’den tahsiline, davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın istek halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Davacı vekili için kabul edilen değer üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 900,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiline, davacıya verilmesine.
Dair tebliğden itibaren 2 hafta süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/11/2016

TÜKETİCİNİN DEVRE MÜLK SÖZLEŞMESİNDEN CAYMA HAKKINI KULLANIRKEN NOTER ARACILIĞI İLE GÖNDERECEĞİ İHTARNAME ÖRNEĞİ

NOTER ARACILIĞIYLA GÖNDERİLEN İHTARNAME ÖRNEĞİ

İHTARNAME

KEŞİDECİ :A. B(T.C.Kimlik No:)
Adres

VEKİLİ :   Av.ÖZNUR ULAŞ-03129111767
1424.Cad.1465.Sok. No:16/3 Burcu Apt.Çukurambar/ANKARA

MUHATAP :1-G.T.T VE O A.Ş
Adres

İHTARIN KONUSU: Taraflar arasında imzalanmış sözleşme tarihi ….. olan Devre Mülk/Devre Tatil Sözleşmesinin feshedilmesi /cayma hakkımızın bildirilmesinden ibarettir.

AÇIKLAMALAR

      Müvekkil ile şirketiniz arasında … tarihinde … ili … İlçesi … Mevkiinde bulunan “…” bulunan devre mülk/devre tatilin … hafta kullanımını kapsayacak şekilde sözleşmeye konu tesiste devre mülk/devre tatil sözleşmesi imzalanmıştır.
Devre mülk/devre tatil sözleşmesi uyarınca şirketinize … TL ödeme yapılmıştır.Müvekkil ile şirketiniz arasında imzalanmış olan sözleşme yasal şartları taşımadığı gibi iş bu ihtarname ile 14 günlük yasal cayma hakkımızı kullanılarak sözleşmeyi feshettiğimiz bildirir, müvekkilce şirketinize ödenmiş olan bedelin ve senetlerin iptali ile 14 gün içerisinde senetlerin ve elinizde bulunan diğer belgelerin tarafımıza iadesinin sağlanması gerekmektedir.
Yukarıda belirtildiği gibi taraflar arasında imzalanan sözleşme yukarıda belirtilen şartları taşımaması Tüketicin Korunması Hakkındaki Kanun ile Devre Tatil Sözleşmeleri Uygulama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik uyarınca sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğimizi bildirir, iş bu ihtarnamenin tarafınıza tebliğinden itibaren 3 gün içerisinde irtibata geçilmesini 14 gün içerisinde ise ödenmiş olan toplam …..(ödenen bedel yazılacaktır) ‘nın Vakıfbank …. Şubesi TR ……. no’lu hesaba yatırılarak iade etmenizi, yine imzalanan tüm belgelerin tarafımıza iadesinin sağlanmasını aksi halde yargılama giderleri ve vekâlet ücreti tarafınıza ait olmak üzere yasal yollara başvurulacağı, fazlaya dair her türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydı ile tarafınıza ihtaren bildirilir.18.11.2016

KEŞİDECİ VEKİLİ
Av.Öznur ULAŞ

Sayın Noter, bu üç nüshadan ibaret işbu ihtarnamenin bir nüshasının muhataba tebliğini, bir nüshasının dairenizde saklanmasını, tebliğ şerhi verilecek diğer nüshasının da tarafımıza verilmesini saygılarımla rica ederim.18.11.2016

KEŞİDECİ VEKİLİ
Av.Öznur ULAŞ

TÜKETİCİNİN DEVRE MÜLK/DEVRE TATİL SÖZLEŞMESİNDEN CAYMA HAKKINI KULLANIRKEN GÖNDERECEĞİ ÖRNEK CAYMA FORMU

Yönetmeliğin EK-6 başlıklı cayma hakkının bildirimine ilişkin ihtarname örneği eklenmiştir.

ÖRNEK CAYMA FORMU
(Bu form, sadece sözleşmeden cayma hakkı kullanılmak istenildiğinde
doldurup gönderilecektir.)
-Kime: (Satıcı veya sağlayıcı tarafından doldurulacak olan bu kısımda satıcı veya sağlayıcının ismi, unvanı, adresi, varsa faks numarası ve e-posta adresi yer alacaktır.)
Bu formla sözleşmeden cayma hakkımı kullandığımı beyan ederim.
-Sözleşme tarihi:
-Cayma hakkına konu hak veya hizmet:
-Cayma hakkına konu hak veya hizmetin bedeli:
-Tüketicinin adı ve soyadı:
-Tüketicinin adresi:
-Tüketicinin imzası: (Sadece kâğıt üzerinde gönderilmesi halinde)
-Tarih:

Devre Mülk ve Devre Tatil Arasındaki Farklar

Devre Mülk ve Devre Tatil Ayrımı
Devre mülk hakkı ile Devre tatil hakkına ilişkin düzenlemeler 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun ile 14.01.2015 tarihinde yürürlüğe giren Devre Tatil ve Uzun Süreli Tatil Hizmeti Sözleşmeleri Yönetmeliğinin, 2/3.maddesinde “yönetmeliğin uygulanmasında devre mülk, dönem mülk, paylı mülkiyet, hisseli gayrimenkul satışı ve benzeri isimler altında yapılan tapu tesciline konu edilen satışlara ilişkin sözleşmeler, bir yıldan uzun süre için kurulması ve tüketiciye bu süre zarfında birden fazla dönem için bir veya daha fazla gecelik konaklama imkânı tanıması halinde devre tatil sözleşmesi olarak kabul edilir” denilmiştir. Yani devre mülk sözleşmesinin yönetmelik kapsamında bir veya daha fazla gecelik konaklama imkânı tanıması halinde devre tatil sözleşmesi olarak kabul edilecek olup yönetmelikteki tüm maddeler devre mülk sözleşmesini de kapsamakla beraber aralarındaki farklardan kısaca söz etmekte fayda vardır.
1-Devre mülk hakkı ayni bir hak olup tapuda resmi şekilde yapılması gerekli iken, devre tatil hakkı ayni bir hak olmayıp şahsi hak niteliğinde olduğundan tapuda resmi şekilde yapılma zorunluluğu olmayıp, yazılı şekilde yapılması yeterlidir. Yani devre mülk hakkında hak sahipleri devre tatil kullanıcılarından farklı olarak müşterek mülkiyet hakkı sahibidirler. Devre mülk hakkı aynî hak olması sebebi ile herkese karşı ileri sürülebilir. Devre tatil hakkı ise aynî bir hak olmayıp şahsî niteliktedir ve sadece borçlusuna karşı ileri sürülebilir. Tapuya şerhi zorunlu değildir.
Görüldüğü gibi, devre mülk ve devre tatil arasındaki en belirgin fark, devre mülk hakkı ayni bir hak olup herkese karşı ileri sürülebilir iken, devre tatil hakkı ayni bir hak olamayıp şahsi niteliktedir ve sadece borçlusuna karşı ileri sürülebilir. Bu ayrım devre mülk sözleşmesinin resmi şekilde yapılmasını zorunlu kılarken, devre tatil sözleşmesinin resmi şekilde yapılması zorunluluğu bulunmamaktadır.

DEVRE MÜLK VE DEVRE TATİL AYRIMINA İLİŞKİN YARGITAY KARARINDA ÖZETLE;
KARAR: Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’ne göre; “Dosyada mevcut taraflar arasında yapılan devre mülk satış vaadi sözleşmesinin 7. maddesinde satıcı, en geç 15.9.2011 tarihinde 2. Etaptaki tüm devreleri tamamlayacağını, 31.12.2010 tarihi itibarıyla devre mülkü teslim etmeyi kabul ve taahhüt etmiş, 9. madde hükmü uyarınca devre mülk dairesinde devreye bağlı kat irtifakı tapusunun devredileceği, 10. maddede sözleşmenin fesih durumunda tüketicinin % 20 oranında cezai şart ödeyeceği kararlaştırılmıştır. Yapılan adi yazılı sözleşme göre tatil konusu yerde tapu devri ve kat irtifakı kurulması taahhüt edildiğinden sözleşme, bu niteliği itibariyle devre mülk satış vaadi içeriklerine sözleşmesidir. Bu itibarla, somut olayda Sözleşme, devre tatile dair olmayıp devre mülk satışına yönelik olduğundan bu nitelikteki sözleşmelerin tapuda resmi şekilde yapılması zorunludur. Aksi halde yapılan sözleşme geçersizdir. Devre mülk dahi olsa taşınmaz satışı resmi şekil şartına tabidir. Adi yazılı şekilde yapılan bu sözleşme Kat Mülkiyeti Kanununda yapılan açık düzenleme uyarınca geçersizdir. Yapılan satış ve devir işleminin asgari noterde resen düzenleme şeklinde veya tapuda yetkili memur huzurunda yapılması zorunludur.

2-Devre mülke ilişkin cayma bildiriminin noterlik aracılığı ile yapılması zorunludur. Devre tatil sözleşmesinde cayma bildiriminin posta yoluyla veya yazılı olarak herhangi bir şekilde gönderilmesi yeterlidir.
3-Devre mülk hakkı 23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun Devre Mülk Hakkı başlıklı sekizinci bölümünde düzenlenen hakkı kapsamaktadır. Devre Tatil Sözleşmesi, Bir yıldan uzun süre için kurulan ve tüketiciye bu süre zarfında birden fazla dönem için bir veya daha fazla sayıda gecelik konaklama imkânı veren sözleşmeleri ifade eder. Ancak yeni yönetmelikle devre mülk, dönem mülk, paylı mülkiyet, hisseli gayrimenkul satışı ve benzeri isimler altında yapılan ve tapu tesciline konu edilen satışlara ilişkin sözleşmeler, bir yıldan uzun süre için kurulması ve tüketiciye bu süre zarfında birden fazla dönem için bir veya daha fazla sayıda gecelik konaklama imkânı tanıması halinde devre tatil sözleşmesi olarak kabul edilir düzenlemesi getirilmiştir.

Yeni Yönetmelik Uyarınca Devre Mülk ve Devre Tatil Sözleşmesi İmzalanmadan Önce Tüketiciye Verilmesi Zorunlu Ön Bilgilendirme Formu

ÖN BİLGİLENDİRME FORMU

       6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 4.maddesi ve 14.01.2015 tarihli Devre Tatil ve Uzun Süreli Tatil Hizmeti Sözleşmeleri Yönetmeliğinin 5.maddesi uyarınca satıcı ve sağlayıcıya, devre mülk ve devre tatil sözleşmelerinin imzalanmasından en az bir gün önce tüketiciye ön bilgilendirme formu verilmesini zorunlu hale getirmiştir. Devre tatil ve uzun süreli tatil hizmetleri yönetmeliğinin 5.maddesine göre; Satıcı veya sağlayıcı, bu yönetmelik kapsamında düzenlenen sözleşmelerin kurulmasından en az bir gün önce tüketicilere yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı ile ön bilgilendirme formu vermek zorundadır.”denilmektedir.

UYARI: Satıcı ve sağlayıcıya, devre mülk ve devre tatil sözleşmelerinin imzalanmasından en az bir gün önce tüketiciye ön bilgilendirme formu verilmesi zorunlu hale getirilmiştir.

Aynı yönetmeliğin ikinci maddesinde aynen; “Ön bilgilendirme formunun, en az on iki punto büyüklüğünde, anlaşılabilir bir dilde, açık sade ve okunabilir şekilde düzenlenmesi zorunludur.”şeklinde düzenlenmiş olup yönetmeliğe Ek-1 olarak devre mülk ve devre tatil sözleşmesine ilişkin örnek ön bilgilendirme formu eklenmiştir. Yönetmeliğe göre ön bilgilendirme formu aşağıda belirtilen şekilde ve içerikte olmalıdır;

DEVRE MÜLK VE DEVRE TATİL SÖZLEŞMELERİNE İLİŞKİN ÖN BİLGİLENDİRME FORMU
a) Satıcı, sağlayıcı ve malikin isim, unvan, açık adres, telefon ve varsa MERSİS numarası ile diğer iletişim bilgileri.
b) Sözleşme konusu hakkın tanımı, niteliği, kapsamı ve kullanım koşulları.
c) Sözleşmenin süresi, sözleşme konusu hakkın kullanılabileceği dönem ve tarih aralığı.
ç) Sözleşme konusu taşınmazın fiili durumu ve yeri.
d) Sözleşme konusu hakkın kullanımı için ödenecek tüm vergiler dahil toplam fiyat.
e) Ortak tesislerin ve hizmetlerin kullanımı için ödenecek bedel, vergi, harç gibi zorunlu yasal giderler ile genel idari masrafların ne şekilde hesaplanacağına, bu giderlerin nasıl ve ne zaman arttırılabileceği ile tüketiciye nasıl yansıtılacağına ilişkin açıklamalar.
f) Tüketicinin yararlanabileceği yüzme havuzu, sauna ve benzeri ortak tesisler, ışıklandırma, su, bakım ve benzeri hizmetler ile bunlardan yararlanma şartları.
g) Taşınmazın bakım ve onarımının, yönetim ve idaresinin ne şekilde olacağına ilişkin açıklamalar ve tüketicilerin bu konularla ilgili kararlara nasıl katılabileceği ve kararları nasıl etkileyebileceğini de içeren bilgi.
ğ) İktisabın sözleşmede belirtilenler dışında herhangi bir ek ödemeye ve yükümlülüğe yol açmayacağına ilişkin bilgi.
h) Sözleşme konusu hakkın devir veya takas edilmesinin mümkün olup olmadığı ile varsa değişim planına ilişkin açıklamalar.
ı) Cayma hakkının ne şekilde kullanılacağı ve cayma bildiriminin yapılacağı açık adres, faks numarası ve elektronik posta bilgileri.
i) Sözleşme konusu taşınmaz üzerinde varsa idari veya hukuki kısıtlamalara ilişkin bilgi.
j) Devre mülk hakkı veren sözleşmelerde “Bu sözleşmenin kurulduğu tarihten itibaren on dört gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin cayma hakkınız bulunmaktadır.” ibaresi.
k) Konusunu diğer ayni haklar ile şahsi bir hakkın oluşturduğu sözleşmelerde “Bu sözleşmenin kurulduğu tarihten itibaren on dört gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin cayma hakkınız bulunmaktadır. Cayma süresi içinde sözleşmeye konu mal veya hizmet karşılığında herhangi bir isim altında ödeme yapmanızı veya borç altına sokan herhangi bir belge vermenizi istemeyeceğimizi taahhüt ederiz.” ibaresi.
l) Tüketicinin cayma hakkı konusunda hiç ya da gereği gibi bilgilendirilmemesi halinde cayma hakkını kullanmak için on dört günlük süreyle bağlı olmadığına ve bu sürenin her halükarda cayma süresinin bittiği tarihten itibaren bir yıl sonra sona ereceğine ilişkin bilgi.
m) Tarafların sözleşmeyi fesih şartları ile sözleşmenin feshedilmesi halinde bunun sonuçlarına ilişkin bilgi.
n) Sözleşmeden doğan haktan üçüncü bir kişinin yararlanıp yararlanamayacağına ilişkin bilgi ile yararlandığı takdirde buna ilişkin açıklamalar.
o) Varsa satıcı veya sağlayıcının şikayetlere ilişkin çözüm yöntemleri hakkında bilgi.
ö) Tüketicilerin uyuşmazlık konusundaki başvurularını tüketici mahkemesine veya tüketici hakem heyetine yapabileceklerine dair bilgi.
p) Ödeme planı ve ödemelerin yapılacağı banka ve hesap bilgileri.
r) Sözleşme konusu hakkın taksitle satılması halinde;
1) Tüm vergiler dahil Türk Lirası olarak toplam taksitli satış fiyatı,
2) Faiz miktarı ve faizin hesaplandığı yıllık oran ve sözleşmede belirlenen faiz oranının yüzde otuz fazlasını geçmemek üzere gecikme faiz oranı,
3) Tüketicinin temerrüde düşmesinin hukuki sonuçları,
4) Varsa peşinat tutarı.

       Yukarıda belirtilen ön bilgilendirme formunun tüketiciye sözleşmenin kurulmasından en az bir gün önce yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcı ile verilmemesi veya yönetmeliğe aykırı düzenlenmesi durumunda tüketiciler yönetmeliğe aykırılık sebebi ile yasal yollara başvurabileceklerdir.

Tüketiciye, hediye tatil, kampanya, ücretsiz yemek ve gezi gibi isimler altında satışı özendirici yöntemler kullanarak devre mülk ve devre tatil sözleşmesi imzalattırılması

         Uygulamada devre mülk ve devre tatil şirket sahipleri tarafından satıcı ve sağlayıcı sıfatı ile tüketicilere hediye tatil, kampanya, ücretsiz yemek ve gezi gibi isimler altında “satışı özendirici yöntemler” kullanarak devre mülk ve devre tatil sözleşmesi imzalanmaktır. Satışı özendirici yöntemler sebebi ile sağlıklı düşünme fırsatı engellenen tüketiciler tarafından sözleşme imzalanmakta ise de yeni yönetmelik çerçevesinde satıcı ve sağlayıcıya bir çok yükümlülük getirilmiş olup bu yükümlülüklere aykırılık sözleşmenin geçersiz sayılmasına sebep olmaktadır.

      Yeni yönetmelik uyarınca, satıcı veya sağlayıcının hediye tatil, kampanya, ücretsiz yemek ve gezi gibi isimler altında satışı özendirici yöntemler kullanarak tüketiciye bir davette bulunması halinde, bu davetin içeriği ve ticari amacının tanıtım faaliyetinden önce yazılı veya kalıcı veri saklayıcısı ile tüketiciye bildirmesi zorunludur. Yargılama aşamasında bu bilgilendirmelerin yapıldığına dair ispat yükü satıcı veya sağlayıcıya aittir. Devre mülk veya devre tatil satıcıları uygulamada özelikle hediye tatil hakkı kazandınız fırsatı ile tüketicilere devre mülk veya devre tatil sözleşmesi imzalatmaktadırlar. Bu durumda satıcı veya sağlayıcı yönetmeliğin 5.maddesi uyarınca bu hediye tatilin içeriğini ve ticari amacının tanıtım faaliyetinden önce yazılı veya kalıcı veri saklayıcısı ile tüketiciye bildirmemesi halinde, tüketiciler yönetmeliğe aykırılık sebebi ile yasal yollara başvurabileceklerdir.

Devre Tatil Hakkı ve Kanunda Düzenlenme Şekli

DEVRE TATİL SÖZLEŞMESİ

        Devre tatil sözleşmesi, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanununun 50.maddesi ve 14.01.2015 tarihli Devre Tatil ve Uzun Süreli Tatil Hizmeti Sözleşmeleri Yönetmeliğinin (m.4/d) hükümlerine göre devre tatil sözleşmesi.”bir yıldan uzun süre için kurulan ve tüketiciye bu süre zarfında birden fazla dönem için bir veya daha fazla sayıda gecelik konaklama imkanı veren sözleşmeler” şeklinde düzenlenmiştir.

     Devre tatil sözleşmesi, kanunda düzenlenmeyen karma kombine sözleşme kategorisine dahil olan sözleşmelerdendir. Kombine sözleşmelerde taraflardan biri kanunda düzenlenen birden fazlaya ilişkin edimleri üstlenirken diğer taraf sadece ücret verme borcunda olduğu sözleşmelerdir. Devre Tatil Sözleşmeleri de bu nitelikte bir sözleşmedir. Sözleşmede ağır basan unsur hizmet unsurudur. Karma kombine sözleşmelerde sözleşmede ağır basan sözleşmenin hükümleri uygulanır. Burada hizmet unsuru ağır bastığından hizmet sözleşmesine ilişkin hükümler uygulanır.[1]

         Devre tatil sözleşmesinin devre mülk sözleşmesinde olduğu gibi yazılı olarak yapılması ve bu sözleşmenin bir nüshasının tüketiciye verilmesi zorunluluğu vardır. Aynı zamanda Yönetmeliğin altıncı maddesi uyarınca ön bilgilendirme formu ile beraber tüketicinin adı, soyadı, açık adresi ve diğer iletişim bilgileri ile tarafların sözleşmeyi imzaladığı yer ve tarihe ilişkin bilgileri de içeren bir sözleşme düzenlemek ve yazılı veya mesafeli olarak kurulan bu sözleşmelerin bir örneğini kağıt üzerinde veya kalıcı veri saklayıcısı ile tüketiciye vermek zorundadır. Devre tatil sözleşmesi yazılı yapılmalıdır.

[1] RUHİ, C: Ahmet: Sözleşmeler Hukuku, Seçkin Yayıncılık, C: I, 2. Bası, Ankara 2013, s. 910.

DEVRE MÜLK HAKKI VE KANUNDA DÜZENLENME ŞEKLİ

DEVRE MÜLK HAKKI VE SÖZLEŞMESİ

    Devre mülk hakkı ve sözleşmesi Kat Mülkiyeti Kanununda düzenlenmiştir. KMK. m. 57’deki hükme göre, devre mülk hakkı,” mesken olarak kullanılmaya elverişli bir yapı veya bağımsız bölümün ortak maliklerinden her biri lehine bu yapı veya bağımsız bölümden yılın belli dönemlerinde istifade hakkı sağlayan müşterek mülkiyet payına bağlı bir irtifak hakkıdır.”şeklinde düzenlenmiştir. Devre mülk hakkı, müşterek mülkiyet(TMK 688-700) ve irtifak hakkı( TMK 799 vd.) müessesleri üzerine kurulmuştur. Kat mülkiyeti Kanunu’nun 58.maddesine göre devre mülk hakkı ancak mesken nitelikli kat mülkiyetine veya kat irtifakına çevrilmiş yahut müstakil yapılarda kurulabilir.RUHİ, C: Ahmet: Sözleşmeler Hukuku, Seçkin Yayıncılık, C: I,  2. Bası, Ankara 2013, s. 910.

         Devre mülk hakkı ve sözleşmelerine ilişkin diğer bir düzenleme 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun ile 14.01.2015 tarihinde tüketicilerin mağduriyetini en aza indirmek için yürürlüğe giren Devre Tatil ve Uzun Süreli Tatil Hizmeti Sözleşmeleri Yönetmeliğidir. 14.01.2015 tarihinde yürürlüğe giren Devre Tatil ve Uzun Süreli Tatil Hizmeti Sözleşmeleri Yönetmeliğinin Amaç başlıklı (m1/1.) göre; “bu yönetmeliğin amacı; devre tatil, ön ödemeli devre tatil, uzun süreli tatil hizmeti, değişim ve yeniden satış sözleşmelerini uygulanacak usul ve esasları düzenlemektedir.”denilmektedir.Yönetmeliğin (m.2/3) maddesine göre ise; “yönetmeliğin uygulanmasında devre mülk, dönem mülk, paylı mülkiyet, hisseli gayrimenkul satışı ve benzeri isimler altında yapılan tapu tesciline konu edilen satışlara ilişkin sözleşmeler, bir yıldan uzun süre için kurulması ve tüketiciye bu süre zarfında birden fazla dönem için bir veya daha fazla gecelik konaklama imkanı tanıması halinde devre tatil sözleşmesi olarak kabul edilir” denilmiştir. Bu kanun ve özellikle yönetmelik kapsamında tüketicilerin mağduriyetinin önüne geçilmesi açısından, satıcı ve sağlayıcıya oldukça fazla yükümlülük getirilmiştir. Yönetmelik kapsamında satıcı veya sağlayıcı tüketiciye sözleşmenin kurulmasından en az bir gün önce tüketicilere yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı ile ön bilgilendirme formu vermek zorunda olduğu gibi sözleşmenin şekli ve içeriği hususunda da oldukça detaylı yükümlülükler getirilmiştir.

RESMİ ŞEKİLDE YAPILMAYAN DEVRE MÜLK SÖZLEŞMESİNİN GEÇERSİZLİĞİ

T.C. YARGITAY 13. HUKUK DAİRESİ E. 2014/6563 K. 2014/20794 T. 23.6.2014
DAVA : Tararlar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR : Davacı, davalı şirketin temsilcileri ile Sındırgı çaygören mevkiinde bulunan tesislerde 16.6.2013 tarihinde 10.000 TL bedelli devre mülk sözleşmesini imzaladığını, daha sonra evde sözleşmeyi incelediğinde yazılanların söylenenlerden farklı olduğunu tespit ederek, devre tatil sözleşmeleri yönetmeliğinin 6. maddesine göre yasal süre içinde 18.6.2013 tarihli ihtarname ile sözleşmenin iptalini talep ettiğini, her hangi bir hizmet almadığını ileri sürerek; sözleşmenin iptali ile 10.000 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının henüz hizmet vermeye başlamadığı ve ayıplı hizmet verdiğinin kabul edilemeyeceği, sözleşmenin tesisle imzalanması sebebiyle kapıdan satış sözleşmesi olarak nitelenemeyeceğinden cayma hakkını kullanamayacağı gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalı arasında düzenlenmiş bulunan 16.6.2013 tarihli “l. Etap Satış vaadi pay sözleşmesi” başlıklı belge ile devre mülk hissesinin satışının vaad edildiği ancak taşınmazın tapuda devir işleminin gerçekleşmediği gibi tesliminin de yapılmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davaya konu taşınmaz tapuda kayıtlı olup, tapulu taşınmazların satışına dair olarak haricen düzenlenen sözleşme resmi biçimde yapılmadığı için geçersizdir. (MK. 706, 5K 213, Tapu Kanunu 26 ve Noterlik Kanunu 60. maddeleri) O sebeple geçerli sözleşmelerde olduğu gibi taraflarına hak ve borç doğurmaz. Taraflar verdiklerini haksız iktisap kuralları çerçevesinde geri isteyebilirler. Davacı, davalıya 18.6.2013 tarihinde ihtarname gönderip sözleşmeden döndüğü ve ödediği bedelin iadesini istediğine ve davalı tarafından da sözleşmeye konu taşınmazın tapuda devrinin gerçekleştirilmediği gibi teslimin dahi yapılmadığı, kaldı ki sözleşmenin geçerli olması halinde dahi davacının süresi içinde cayma hakkını kullandığı anlaşıldığından, davacının taleplerinin haklı olduğu gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, 23.6.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.