Devre Mülk ve Devre Tatil Sözleşmeleri İmzalanırken Tüketiciye Verilmesi Zorunlu Olan ÖN BİLGİLENDİRME FORMU

              6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 4.maddesi ve 14.01.2015 tarihli Devre Tatil ve Uzun Süreli Tatil Hizmeti Sözleşmeleri Yönetmeliğinin 5.maddesi uyarınca satıcı ve sağlayıcıya, devre mülk ve devre tatil sözleşmelerinin imzalanmasından en az bir gün önce tüketiciye ön bilgilendirme formu verilmesini zorunlu hale getirmiştir. Devre tatil ve uzun süreli tatil hizmetleri yönetmeliğinin 5.maddesine göre; Satıcı veya sağlayıcı, bu yönetmelik kapsamında düzenlenen sözleşmelerin kurulmasından en az bir gün önce tüketicilere yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı ile ön bilgilendirme formu vermek zorundadır.”denilmektedir.

UYARI
Satıcı ve sağlayıcıya, devre mülk ve devre tatil sözleşmelerinin imzalanmasından en az bir gün önce tüketiciye ön bilgilendirme formu vermesi zorunludur.

Aynı yönetmeliğin ikinci maddesinde aynen; “Ön bilgilendirme formunun, en az on iki punto büyüklüğünde, anlaşılabilir bir dilde, açık sade ve okunabilir şekilde düzenlenmesi zorunludur.”şeklinde düzenlenmiş olup yönetmeliğe Ek-1 olarak devre mülk ve devre tatil sözleşmesine ilişkin örnek ön bilgilendirme formu eklenmiştir.

Ön bilgilendirme formunun tüketiciye sözleşmenin kurulmasından en az bir gün önce yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcı ile verilmemesi veya yönetmeliğe aykırı düzenlenmesi durumunda tüketiciler yönetmeliğe aykırılık sebebi ile DAVA HAKLARINI KULLANABİLECEKLERDİR.

NASKON İNŞAAT(NASKON SAPPHİRE-ANKARA-SAMSUN) DEVRE MÜLK SÖZLEŞMESİNİN FESHİ, ÖDENEN BEDELİN FAİZİ İLE BERABER İADESİ, SENETLERİN İPTALİ MAHKEME KARARI

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.
ANKARA
11. TÜKETİCİ MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2015/1562
KARAR NO : 2016/1183

DAVACI : N. İ
VEKİLİ : Av. ÖZNUR ULAŞ
DAVALI : NASKON İNŞAAT SAN. VE TİC. LTD.ŞTİ.
DAVA : Devre Mülk Sözleşmesinin İptali -Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 22/12/2015
KARAR TARİHİ : 20/12/2016
KARAR YAZILMA TARİHİ : 22/12/2016
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın yapılan açık yargılaması sonunda:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 26/10/2014 tarihinde davalıya ait Naskon Sapphire Resort&SPA tesislerinde bulunan, Ankara ili Ayaş ilçesi Uğurçayırı köyü 118 ada 3 parsel A blok zemin kat 24 nomaralı 1+1 tip daire ile ilgili olarak 07-13 Ocak kullanım tarihli Devre Mülk Satış Sözleşmesi imzalandığını, Müvekkilin sözleşme uyarınca 14/11/2014 tarihinde 7.000,00 TL, 18/11/2014 tarihinde 11.500,00 TL olmak üzere toplam 18.500,00 TL ödeme yaptığını, 12-26 Temmuz tarihlerinde devremülkü kullanmak amacıyla gittiğinde tanıtım aşamasında gösterilen devremülk ile teslim edilen devremülk ve eşyaların gösterilenden oldukça farklı olduğunu, firma yetkilileri ile görüşüldüğünde mevcut devre mülkü 2+1 ile değiştirilirse tanıtım aşamasında verilen tüm eşyaların mevcut olduğunu belirterek müvekkilini iknaya çalışmalarına karşılık müvekkilinin bunu kabul etmediğini sözleşmeyi de iptal etmek istediğini ve yine vaat ve psikolojik baskı ile 23/07/2015 tarihinde ek bir sözleşme düzenleyerek 2+1 tip 5.700,00 TL bedelli sözleşme imzaladıklarını, bu sözleşme gereği ek ücret olarak 2.000,00 TL nin peşin ödendiğini, müvekkilin davalı firmaya Ankara 26 Noterliğinin 08977 yevmiye numarası ve 05/08/2015 tarihli ihtarname keşide ederek cayma hakkını kullandığını, 23/07/2015 tarihli sözleşmeyi feshettiğini bildirerek 2.000,00 TL ödeme ile senetlerin iadesini ve iptalini talep etmiş, ihtarnamenin davalıya tebliğ edildiğini, sonuç alınamadığı nedenle iş bu davanın açıldığını belirterek sözleşmenin iptaline, ödenen bedelin iadesine ve davalı elinde bulunan 11 adet senetin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı adına usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş, davalı davaya cevap vermediği gibi duruşmaya da katılmamıştır.
GEREKÇE:
Dava, devre mülk sözleşmesinin geçersizliği, ödenen bedelin iadesi ve senetlerin iptali talebine ilişkindir.
634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’na 10/06/1985 tarih ve 3227 sayılı kanunla eklenen 57.maddesi hükmüne göre; ” Mesken olarak kullanılmaya elverişli bir yapı veya bağımsız bölümün ortak maliklerinden her biri lehine bu yapı veya bağımsız bölümden yılın belli dönemlerinde istifade hakkı, müşterek mülkiyet payına bağlı bir irtifak hakkı olarak kurulabilir. Bu hakka devre mülk hakkı denir.”
Aynı kanunun 60.maddesinde; Ana taşınmaz mal ile bağımsız bölümlerin ve müstakil yapıların tapu kütüklerinin beyanlar hanesine, bağımsız bölüm veya yapı üzerinde devre mülk hakkı kurulduğu işaret edilir ve düzenlenecek tapu senedinde de bu husus belirtilir.” hükmündedir.
Ancak bir irtifak hakkı özelliği göstermesinden dolayı devre mülk hakkının kurulması için TMK.nun 780.maddesi gereğince tapu kütüğünde tescil şarttır. Anılan yasanın 781.maddesi gereğince de irtifak hakkının kurulması için yapılan sözleşmenin geçerli olması resmi şekilde düzenlenmesine bağlıdır.
Somut olayda devre mülk satış sözleşmesi taşınmaz satımına ilişkin olup, adi yazılı şekilde düzenlendiği, alıcının da ödeme yaptığı görülmektedir. Tapulu taşınmazın mülkiyetinin devrine, mülkiyetten gayri ayni bir tesisine ilişkin sözleşmelerin resmi biçimde düzenlenmesi gerekir. Taraflar arasında taşınmaz satışına ilişkin sözleşme BK.nun 213, MK.nun 634 ve Tapu Kanunu’nun 26.maddesi gereğince resmi biçimde düzenlenmediğinden geçersizdir. Geçersiz sözleşmeye istinaden taraflar verdiklerini isteyebilir. Kaldı ki davalının sözleşme edimlerini yerine getirdiğine dair dosyaya herhangi bir delil sunulmamıştır.
Tarafların tüm delilleri toplanmış, dosya üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifeti ile inceleme yaptırılmış, bu bağlamda alınan bilirkişi raporunun; mahkememizce kabul edilen maddi olgulara ve kanıtlara dayandığı, objektif ve bilimsel nitelikte bulunduğu, hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla hükme esas alınarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile 20.500,00 TL bedelin 17/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacı tarafından düzenlenip davalıya verilen 30/08/2015 ile 30/05/2016 arasındaki 336,00 TL bedelli 10 adet sıralı bononun ve 30/06/2016 tarihli 340,00 TL bedelli bononun davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,
3-Alınması gereken 1.400,35 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan posta + bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 295,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı gider avansından kullanmayan kısmının HMK’nun 333.311 ve HMKGAT’nin 5/1.maddeleri uyarınca, davacı tarafa İADESİNE,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde temyiz edilmesi halinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/12/2016

(KARADERELİ GROUP)YALOVA TERMAL HEDİYE TATİL KAZANDINIZ FIRSATI İLE TÜKETİCİLERE DEVRE MÜLK SÖZLEŞMESİ İMZALATTIRILMASI

         Devre mülk ve devre tatil sözleşmeleri ile ilgili olarak, satıcı veya sağlayıcının hediye tatil, kampanya, ücretsiz yemek ve gezi gibi isimler altında satışı özendirici yöntemler kullanarak tüketiciye bir davette bulunması halinde, bu davetin içeriği ve ticari amacının tanıtım faaliyetinden önce yazılı veya kalıcı veri saklayıcısı ile tüketiciye bildirmesi zorunludur. Yargılama aşamasında bu bilgilendirmelerin yapıldığına dair ispat yükü satıcı veya sağlayıcıya aittir. Devre mülk veya devre tatil satıcıları uygulamada özelikle hediye tatil hakkı kazandınız fırsatı ile tüketicilere devre mülk veya devre tatil sözleşmesi imzalatmaktadırlar. Bu durumda satıcı veya sağlayıcı yönetmeliğin 5.maddesi uyarınca bu hediye tatilin içeriğini ve ticari amacının tanıtım faaliyetinden önce yazılı veya kalıcı veri saklayıcısı ile tüketiciye bildirmemesi halinde, tüketiciler yönetmeliğe aykırılık sebebi ile yasal yollara başvurabilecekleridir.

HEDİYE TATİL KAZANDINIZ FIRSATI İLE TÜKETİCİLERE DEVRE TATİL VE DEVRE MÜLK SÖZLEŞMESİ İMZALATILMASI HALİNDE HEDİYE TATİLİN İÇERİĞİ VE TİCARİ AMACIN TANITIM FAALİYETİNDEN ÖNCE TÜKETİCİYE BİLDİRİLMESİ ZORUNLUDUR
Yargıtay 13.Hukuk Dairesi’ne göre; 4822 Sayılı yasayla değişik 4077 Sayılı TKHK’nun 8/1 maddesinde, “kapıdan satış, işyeri, fuar, panayır gibi satış mekânları dışında önceden mutabakat olmaksızın yapılan tecrübe ve muayene koşullu satışlardır.” şeklinde tanımlanmış olup, davalının sözleşmede belirtilen işyeri, adresi olduğundan davacının, hediye tatil kazandığı belirtilerek davet üzerine gitmiş olduğu davalıya ait tesiste, daha önceden düşünmediği ve devre tatil satın almak için de gitmediği halde, yapılan tanıtımlar üzerine hazırlıksız bulunduğu bir sırada imzalamış olduğu 07.08.2007 tarihli sözleşmenin, kapıdan satış şeklinde yapıldığının kabulü gerekir. Bu tip satışlar, tecrübe ve muayene koşullu satışlardan olduğundan, cayma hakkı ancak hizmetin ifasından sonra, başka bir ifadeyle tatil hakkı kullanıldıktan sonra işlemeye başlayacak olup, bu süre içinde sözleşme askıdadır. Davacının sözleşmeye uygun kullanımı bulunmadığına göre, bu durumda cayma hakkını kullanma süresi henüz başlamamış olup, davacının cayma hakkını kullanması mümkündür.

DEVRE MÜLK MAĞDURLARI NE YAPMALI-YASAL OLMAYAN DANIŞMANLIK FİRMALARININ TÜKETİCİLERE YAŞATTIKLARI İKİNCİ MAĞDURİYET

              Devre mülk ve devre tatil sözleşmesi tüketiciler tarafından, sözleşme imza aşamasında satıcı veya sağlayıcıların vaat ettiği yükümlülükler karşısında kanuna uygun yapıldığı takdirde tüketici lehine bir sözleşme olmakla beraber uygulamada bu tarz sözleşmelerin kanuna aykırı düzenlenmesi sebebi ile tüketiciler mağdur olmaktadır. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun ile 14.01.2015 tarihinde tüketicilerin mağduriyetini en aza indirmek için yürürlüğe giren Devre Tatil ve Uzun Süreli Tatil Hizmeti Sözleşmeleri Yönetmeliği bu tarz sözleşmeleri düzenlemektedir.

                     Devre mülk firmalarının kanuna aykırı olarak düzenledikleri sözleşmeler sebebi ile tüketicilerin yaşadıkları mağduriyetlerin ortadan kaldırılması için Tüketici Kanunu ve ilgili yönetmelikler uyarınca detaylı düzenlemeler getirilmiştir. Peki sözleşmesini feshetmek isteyen tüketiciler(devre mülk mağdurları) ne yapmalı?

1-Sözleşmesini feshetmek isteyen tüketiciler öncelikle 14 günlük süreyi geçirmemiş iseler noterden cayma bildirimini göndererek sözleşmelerini feshedebilirler.İhtarnameyi tebliğ alan satıcı veya sağlayıcı firma ihtarnameye rağmen sözleşmeyi feshetmez ise tüketiciler, tüketici mahkemesinde dava açarak sözleşmenin feshini talep edebilirler.

2-Tüketicilerin dikkat etmesi gereken diğer husus sözleşmenin resmi şekilde yapılıp yapılmadığı hususudur.Bu tarz sözleşmeler ayni bir hakkı içerdiğinden yapılan sözleşmenin resmi şekilde yapılması gerekmektedir. Yani devre mülk sözleşmesinin imzalanması sonrasında aynı gün tapu devrinin de sağlanması ve devre mülk dönemine ilişkin tüketici adına tapuya şerh düşülmesi gerekmektedir. Aksi halde düzenlenen sözleşmeler geçersiz olup, bu şekilde düzenlenen sözleşmeleri feshetmek isteyen tüketiciler 14 günlük cayma süresini geçirmiş olsalar dahi Tüketici Mahkemesinde dava açarak sözleşmenin feshini talep edebileceklerdir.

3-Diğer iptal sebepleri ise, her sözleşmenin içeriğine göre ve satıcı veya sağlayıcıların vaat ettikleri yükümlülükleri yerine getirmemesine, devre mülkün geç teslim veya halen teslim edilmemiş olması, devre mülkün hiç kullanılmamış olmasına rağmen fahiş aidat istemleri ve diğer hususlar irdelenip tespit edilerek sözleşme feshi sağlanacaktır.

     Tüketicilerin devre mülk sözleşmelerinde yaşadıkları mağduriyetleri dışında maddi manevi ikinci bir mağduriyet yaşamamaları için bu konuda uzman avukatlar ile haklarını aramaları sonucu sözleşmenin feshi ile ödenen bedellerin iadesi, senetlerin iptali sağlanacak olup davanın kazanılması sonrasında kaybeden firmanın tüketiciye yaşatmış olduğu maddi manevi zarar için de ayrıca tazminat davası açılabilecektir.

ERZİN İSOS TERMAL SAĞLIK TURİZM İNŞAAT DEVRE MÜLK SÖZLEŞMESİNİN FESHİ, ÖDENEN BEDELLERİN İADESİ, SENETLERİN İPTALİ

(ERZİN İSOS TERMAL) TÜKETİCİLERİN YAPACAKLARI SÖZLEŞMEDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR:

            DEVRE MÜLK SÖZLEŞMESİ AYNİ BİR HAK OLUP RESMİ ŞEKİLDE YAPILMASI GEREKMEKTEDİR. FİRMA İLE TÜKETİCİ ARASINDA DÜZENLENEN SÖZLEŞME, SÖZLEŞME İMZA TARİHİNDE NOTERE GİDİLEREK DEVRE MÜLK DÖNEMİNE İLİŞKİN OLARAK TAPUDA ŞERH DÜŞÜLMEMESİ HALİNDE YAPILAN SÖZLEŞMELERİN TAMAMI GEÇERSİZDİR OLUP TÜKETİCİLER SÖZLEŞMEYİ 14 GÜNLÜK CAYMA SÜRESİNE BAĞLI OLMADAN HER ZAMAN FESHEDEBİLECEKTİR. ŞÖYLE Kİ;

            Devre mülk hakkı 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 57-60. maddeleri ile Türk Medeni Kanununun 780 ve 781.maddelerinde düzenlenmiştir.Kat Mülkiyeti Kanunu ile; devre mülk hakkının müşterek mülkiyet payına bağlı bir irtifak hakkı olarak kurulabileceği ve ana taşınmaz mal ile bağımsız bölümlerin ve müstakil yapıların tapu kütüklerinin beyanlar hanesine, bağımsız bölüm veya yapı üzerinde devre mülk hakkı kurulduğu işaret edileceği ve düzenlenecek tapu senedinde de bu hususun belirtileceği düzenlenmiştir. Türk Medeni Kanununun ilgili maddelerinde ise; irtifak hakkının kurulması için tapu kütüğüne tescilin şart olduğu ve irtifak hakkına ilişkin sözleşmenin ancak resmi şekilde yapılması halinde geçerli olduğu açıkça belirtilmiştir.

                Benzer bir konuda Yargıtay 13.HD.’nin 04.07.2013 tarih ve 2013/4117-18427 esas karar sayılı kararda “Tapuda kayıtlı taşınmazların (DEVRE MÜLK, DEVRE TATİL) satışının, MK’nun 706, BK 213 Tapu Kanunu 26 ve Noterlik Kanunun 60.maddeleri gereğince resmi şekilde yapılması zorunlu olup, (devre mülk sözleşmesi imzalandığı gün tapuya gidilerek tapu devrinin de yapılmasını satıcı yerine getirmekle yükümlüdür) haricen düzenlenen satış sözleşmeleri hukuken geçersizdir. 

                Bu nedenle taraflar arasındaki devre mülk satış sözleşmesi de tapulu taşınmazın satışına ilişkin olup geçersizdir.Geçersiz sözleşmeye dayanarak davacının fesih ve ödediği bedelin iadesini her zaman talep hakkına sahiptir.Bu nedenle davacının ödediği bedelin iadesine karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.”şeklinde karar verilmiştir.

                 Yasal düzenlemeler karşısında; firma ile imzalanmış olan devre mülk sözleşmelerinin resmi şekilde yapılması gerekmektedir. Aksi durum taraflar arasında geçerli ve borç doğurması mümkün bir sözleşme bulunmasına engel teşkil etmektedir.

Yalova Termal Tatil Hizmetleri Pazarlama Turizm Ticaret Ltd Şti, Uygar Emet Termal Otel Sağlık Tesisleri İnş. Turizm Tic. A.Ş ve İdeal Termal Tatil Hiz. Paz. Tur. Tic. Ltd. Şti Devre Mülk Sözleşmesinin Feshi, Cayma Hakkının Kullanılması, Ödenen Bedellerin İadesi ve Senetlerin İptali

Yalova Termal Tatil Hizmetleri Pazarlama Turizm Ticaret Ltd Şti, Uygar Emet Termal Otel Sağlık Tesisleri İnş. Turizm Tic. A.Ş ve İdeal Termal Tatil Hiz. Paz. Tur. Tic. Ltd. Şti Devre Mülk Sözleşmesinin Feshi, Cayma Hakkının Kullanılması, Ödenen Bedellerin İadesi ve Senetlerin İptali

DEVRE MÜLK HAKKININ NİTELİĞİ

Devre mülk hakkı, Kat Mülkiyeti Kanunun 57.maddesinde düzenlenmiş olup, bu hükme göre, devre mülk hakkı,”mesken olarak kullanılmaya elverişli bir yapı veya bağımsız bölümün ortak maliklerinden her biri lehine bu yapı veya bağımsız bölümden yılın belli dönemlerinde istifade hakkı sağlayan müşterek mülkiyet payına bağlı bir irtifak hakkı” olarak tanımlanmıştır.

DEVRE MÜLK SÖZLEŞMESİNDE CAYMA SÜRESİ NEDİR?

6502 sayılı yasanın 50/6. maddesi ile Uzun Süreli Tatil Hizmeti Sözleşmeleri Yönetmeliğinin 7.maddesi uyarınca tüketici, on dört gün (14) içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin sözleşmeden cayma hakkına sahiptir.

CAYMA HAKKI NASIL KULLANILIR?

Cayma hakkının kullanıldığına dair bildirimin, cayma hakkı süresi dolmadan, şahsi hakka konu ön ödemeli devre tatil sözleşmeleri için yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı ile ayni hakka konu taşınmaza ilişkin sözleşmelerde ise noterlikler aracılığıyla satıcı veya sağlayıcıya yöneltilmesi yeterlidir. Yani tüketici noter aracılığı ile 14 gün içerisinde cayma bildirimini satıcıya yönelterek bu hakkını kullanabilecektir. Devre tatil, uzun süreli tatil hizmeti sözleşmeleri ve bu sözleşmelerle birlikte düzenlenmiş olan yeniden satış, değişim ve ilgili diğer tüm sözleşmeler, cayma hakkının kullanılması ile birlikte hiçbir cezai şart ödeme yükümlülüğü olmaksızın kendiliğinden sona erer.

CAYMA HAKKININ KULLANILMASI DURUMUNDA TÜKETİCİYE ÖDENEN BEDELİN VE SENETLERİN İADESİ NASIL GERÇEKLEŞTİRİLİR?

Tüketicinin devre mülk hakkı veren sözleşmelerden cayma hakkını kullanması durumunda, tüketiciye iade edilmesi gereken tutar ve tüketiciyi borç altına sokan her türlü belge, cayma bildiriminin satıcı veya sağlayıcıya ulaştığı tarihten itibaren en geç on dört gün içinde tüketiciye geri verilir.

DEVRE MÜLK SÖZLEŞMESİNİN FESHİ

Devre Tatil Ve Uzun Süreli Tatil Hizmeti Sözleşmeleri Yönetmeliği’nin 13.maddesine göre, satıcı veya sağlayıcının, tüketiciye her ödeme tarihinden en az on dört gün önce yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı ile ödeme bildiriminde bulunması zorunludur.
Tüketici, ilk iki taksiti ödedikten sonra, üçüncü yıldan itibaren her taksite ilişkin ödeme bildirimini almasını takiben on dört gün içinde satıcı veya sağlayıcıya yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı ile bildirimde bulunarak herhangi bir cezai şart ödemeksizin sözleşmeyi feshedebilir.

YENİ KANUN İLE TÜKETİCİYE ÖN BİLGİLENDİRME VE CAYMA FORMUNUN VERİLMEMESİ DURUMUNDA CAYMA HAKKI 1 (BİR) YIL SÜRE İLE UZAYACAKTIR

İlgili yönetmeliğin 5.maddesi uyarınca, Satıcı veya sağlayıcı, bu Yönetmelik kapsamında düzenlenen sözleşmelerin kurulmasından en az bir gün önce tüketicilere yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı ile ön bilgilendirme formu vermek zorundadır.
Ön bilgilendirme formunun;
a) Devre tatil sözleşmeleri için Ek-1’de
b) Uzun süreli tatil hizmeti sözleşmeleri için Ek-2’de,
c) Yeniden satış sözleşmeleri için Ek-3’te,
ç) Değişim sözleşmeleri için Ek-4’te,
d) Ön ödemeli devre tatil sözleşmeleri için ise Ek-5’te,
yer alan bilgileri içermesi zorunludur.(İlgili sözleşmelerin eklerine ulaşmak için tıklayınız)

Yönetmeliğin 6.maddesine göre ise; Satıcı veya sağlayıcı, 5 inci madde uyarınca tüketiciye verilen ön bilgilendirme formunda yer alan bilgilerle birlikte tüketicinin adı, soyadı, açık adresi ve diğer iletişim bilgileri ile tarafların sözleşmeyi imzaladığı yer ve tarihe ilişkin bilgileri de içeren bir sözleşme düzenlemek ve yazılı veya mesafeli olarak kurulan bu sözleşmelerin bir örneğini kağıt üzerinde veya kalıcı veri saklayıcısı ile tüketiciye vermek zorundadır. Daha ağır şekil şartları öngören kanun hükümleri saklıdır. Aksi halde satıcı veya sağlayıcı sonradan sözleşmenin geçersizliğini tüketicinin aleyhine olacak şekilde ileri süremez. Satıcı veya sağlayıcı, Ek-6’da yer alan cayma formunu, sözleşmenin kurulduğu anda yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısıyla tüketiciye vermek zorundadır.
Bunlara aykırılık olduğunda tüketici cayma hakkını kullanmak için 14 günlük süreyle bağlı değildir. Bu süre her halükarda cayma süresinin bittiği tarihten itibaren bir yıl sonra sona erecektir.

DEVRE MÜLK SÖZLEŞMESİNİN ÖN ÖDEMELİ SATILMASI DURUMUNDA TÜKETİCİNİN SÖZLEŞMEDEN DÖNME HAKKININ ŞARTLARI NELERDİR?

Devre tatile konu taşınmazın ön ödemeli satılması durumunda, devir veya teslim tarihine kadar tüketicinin herhangi bir gerekçe göstermeden sözleşmeden dönme hakkı vardır. Sözleşmeden dönülmesi durumunda satıcı, sözleşme bedelinin yüzde ikisine kadar tazminat talep edebilir. Satıcı, yükümlülüklerini hiç ya da gereği gibi yerine getirmezse tüketiciden herhangi bir bedel talep edemez. Sözleşmeden dönülmesi durumunda, tüketiciye iade edilmesi gereken tutar ve tüketiciyi borç altına sokan her türlü belge, dönme bildiriminin satıcıya ulaştığı tarihten itibaren en geç doksan gün içinde tüketiciye geri verilir. Satıcının aldığı bedeli ve tüketiciyi borç altına sokan her türlü belgeyi iade ettiği tarihten itibaren, tüketici on gün içinde edinimlerini iade eder.
Ayni hakka konu taşınmazın ön ödemeli satılması durumunda, satıcı veya sağlayıcının yönetmeliğin 5 ve 6 ncı maddelerde yer alan yükümlülükleri yerine getirmesi koşuluyla;
1. a) Kat irtifakı devrini tüketici lehine tapu siciline tescil etmesiyle birlikte yapılacak yazılı bir sözleşme düzenlemesi veya
2. b) Noterliklerde düzenleme şeklinde yapılan satış vaadi sözleşmesi düzenlemesi zorunludur.
Devir ve teslim süresi sözleşme tarihinden itibaren otuz altı ayı geçemez. Kat mülkiyetine konu taşınmazın tüketici adına tescili veya kat irtifakına konu taşınmazın tüketici adına tapu siciline tescil edilmesiyle birlikte taşınmazın zilyetliğinin devri ile teslim veya devir gerçekleşmiş kabul edilir. Taşınmazın kullanıma hazır bir şekilde tüketiciye zilyetliğinin devredilmesi gerekir. Aksi halde, teslim gerçekleşmemiş sayılır.

ABEN GRUP-DEVRE MÜLK SÖZLEŞMESİNİN FESHİ-14 GÜNLÜK CAYMA HAKKI GEÇMİŞ OLSA DA CAYMA HAKKININ KULLANILMASI-ÖDENEN BEDELİN İADESİ-SENETLERİN İPTALİ KARARI

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.
İstanbul Anadolu
5. TÜKETİCİ MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2016/1554 Esas
KARAR NO : 2017/1098
DAVACI : F.Ş. Y
VEKİLİ : Av. ÖZNUR ULAŞ – Kızılırmak Mh. Dumlupınar Bulvarı, Next Level A Blok Kat:11 No:54, 06520 Çankaya/Ankara 06520 Çankaya/ ANKARA
DAVALI : ABEN GRUP YAPI TAAH. VE İNŞ. MLZ. SAN. TİC. LTD. ŞTİ. – Barbaros Mah Ak Zambak Sok Üphil Towers A Blok Giriş Kat Ataşehir/ İSTANBUL
DAVA : Tüketici Tarafından Açılan Devre Tatil Sözleşmesinden Kaynaklanan
DAVA TARİHİ : 10/08/2016
KARAR TARİHİ : 11/07/2017
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/07/2017
Mahkememizde görülmekte bulunan Tüketici Tarafından Açılan Devre Tatil Sözleşmesinden Kaynaklanan davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 31/05/2015 tarihinde bolu, mudurnu ilçesinde bulunan 1. Etap Borvo Termal Resort & Spa da yapılacak devremülkün 27 aralık 10 ocak tarihlerinde kullanımını kapsayacak şekilde tanıtım ofisinde devremülk satış sözleşmesi imzalandığını, sözleşme bedelinin 40.000 TL olduğunu, davacının toplam 8.650 TL ödeme yaptığını, ancak davalının edimlerini yerine getirmediğinden sözleşmenin iptaline, 8.650 TL nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalıya usulüne uygun davetiye tebliğ edildiği ancak yazılı cevap vermediği görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇESİ :Davanın konusu, taraflar arasındaki devre mülk satış sözleşmesinin iptali ile davacının ödemiş olduğu 8.650 TL nin davalıdan tahsili isteminden ibarettir.
Dava, taraflar arasında imzalandığı bildirilen adi yazılı hisseli gayrimenkul satış sözleşmesi feshi ile davacının davalılara ödediğini iddia ettiği bedelin iadesine ilişkindir.Taraflar arasında imzalanmış bulunan sözleşmenin adi yolla yapılmış devre mülk sözleşmesi olduğu anlaşılmıştır.
Devremülk hakkı kat mülkiyet kanununda düzenlenen taşınmazın müşterek mülkiyet payına bağlı ve onun aynına taalluk eden bir hak olduğundan yani taşınmazın aynına ilişkin olduğu için bu kabil satışların da resmi şekilde yapılması gerekir. TMK. 706, TBK. 237 Tapu Kanunu 26 Md.lerinde, taşınmazların satışlarının resmi şekilde yapılması emredici bir hükümdür.
Davacı, açmış olduğu dava ile devremülk sözleşmesini fesih ettiğini belirterek sadece ödediği bedelin iadesini talep etmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.02.2001 gün 2000/13-1729 E. 2001/32 K. sayılı ilamları ve Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 19.06.2006 gün 2005/4107 ve 2006/3702 sayılı kararları ve yerleşik görüşlerine göre, taraflar arasında düzenlenen tapulu taşınmazlara ilişkin sözleşmenin resmi şekilde yapılmaması durumunda geçersiz olacağı, bu durumda alıcının satıcıya verdiği bedeli, T.B.K.ndaki haksız iktisap kurallarına göre isteyebileceği öngörülmektedir.
Toplanan tüm deliler birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile davalı arasında düzenlenen sözleşmenin resmi yolla yapılmayan adi yazılı devremülk sözleşmesi olduğu, Medeni Kanunun 706/1 maddesi, Türk Borçlar Kanunun 237.maddesi , Tapu Kanunun 26. Maddesi ve Kat Mülkiyeti Kanunun 61. Maddesi ile Yargıtayın yerleşmiş içtihadlarına göre bu tür sözleşmelerin resmi şekilde yapılması emredici bir hüküm olup resmi şekilde yapılmayan bu tür sözleşmelerin geçerli bir sözleşme olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, söz konusu sözleşme adi yazılı şekilde yapıldığından ve yasalarda ve sözleşmede herhangi bir hüküm bulunmadığından bu sözleşme gereğince cayma hakkının kullanılmasının herhangi bir süreye bağlı olmadığı ve geçersiz sözleşme sebebiyle davacının ödediğini geri isteme hakkının bulunduğu, diğer taraftan sözleşmenin 6502 sayılı kanunda düzenlenen kampanyalı satış mahiyetinde olduğu, kampanyalı satışlarda malın teslimine kadar vazgeçmenin her zaman mümkün olup vazgeçilmesi halinde satıcının geçersiz sözleşme gereği aldığını iade etme zorunda olduğu, belirtilen bu sebeplerle davacının sözleşmeyi fesih ederek geçersiz sözleşme nedeniyle ödediği bedeli sözleşmenin karşı taraftan istemesinin haklı ve yerinde olduğu ,
Davacı tarafından davalıya 3 gün ödeme süresi tanıyan ihtarneme keşide edildiği ihtarın 23/06/2016 tarihinde tebliğ edildiği, ödeme için verilen son günün pazar gününe rastladığı ve sürenin ilk iş günü olan 27/06/2016 mesai bitimine kadar uzadığı, davalının 28/06/2016 tarihi itibarıyla temerrüde düşmüş olduğu analşılmakla bu tarihten itibaren faizi yürütülmesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulması uygun görülmüştür.
HÜKÜM:Gerekçeki yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABÛLÜ ile;
1-Taraflar arasında imzalanan 31/05/2015 tarihli 3385 nolu Aben Grup devre mülk satış sözleşmesi ile 31/05/2015 tarihli 3386 nolu Aben Grup devre mülk satış sözleşmesinin feshi ile davacı tarafından davalıya verilen 15/12/2015 tarihi ile 15/07/2017 sıralı vade tarihli, herbiri 1.650 TL meblağlı toplam 31.350 TL tutarındaki 19 adet bono nedeniyle davacı tüketicinin borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafından davalıya yapılan 8.650,00 TL ödemenin 28/06/2016 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Harçlar kanunu uyarınca hesaplanan 2.732 TL nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T ne göre tayin ve takdir olunan 4.750 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 558 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda hükmün tebliğinden itibaren iki hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.11/07/2017

Katip 181535
E-imzalıdır.

Hakim 151526
E-imzalıdır.

KARADERELİ GROUP-YALOVA TERMAL-SÖZLEŞMENİN FESHİ-ÖDENEN BEDELİN İADESİ-SENETLERİN İPTALİ

T.C.
YALOVA
2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(TÜKETİCİ MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2016/669
KARAR NO : 2017/175

DAVACI : Ş. B
VEKİLİ : Av. ÖZNUR ULAŞ –
DAVALI : TERMAL SARAY OTEL İŞLETMECİLİĞİ TURİZM İNŞAAT PAZARLAMA ANONİM ŞİRKETİ

DAVA : Tüketici Tarafından Açılan Devre Tatil Sözleşmesinden Kaynaklanan
DAVA TARİHİ : 21/12/2016
KARAR TARİHİ : 04/05/2017
KARAR YAZIM TARİHİ : 25/05/2017
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP : Davacı vekili Mahkememize vermiş olduğu 21/12/2016 tarihli dava dilekçesi ile müvekkili ile davalı arasında 23/11/2016 tarihinde davalıya ait Yalova ili, Termal, Killi Orman mevkii, 424 ada, 23,25 ve 27 parselde bulunan hisseli satılan gayrimenkulün 16-23 Mart tarihlerinde kullanımını kapsayacak şekilde davalı şirketin tanıtım ofisinde hisseli gayrimenkul satış sözleşmesi imzalandığını,  sözleşme uyarınca müvekkili tarafından sözleşme bedelinin 20.750,00 TL olarak belirlendiğini, 200,00 TL peşinat alındığını, müvekkili tarafından 28/11/2016 tarihinde 14 günlük cayma süresi içinde davalı şirkete Yalova 3.Noterliği’nin …….yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, iş bu ihtarnamenen tebliğ alınmış olmasına rağmen herhangi bir cevap verilmediği gibi bir ödeme de yapılmadığını, haksız ve hukuka aykırı olarak cezai şart ödenmesi istendiğini, müvekkilinin devre tatil ve uzun süreli tatil hizmeti sözleşmeleri yönetmeliğinin 7.maddesi uyarınca 14 günlük yasal cayma hakkını süresinde kullandığından sözleşmenin feshi ve senetlerin iptalinin gerektiğini, aynı zamanda satışa konu devre mülk sözleşmesinin ayni bir hak olduğundan resmi şekilde yapılması gerektiğini, düzenlenen sözleşmenin geçersiz olduğunu belirterek müvekkili ile davalı arasından imzalanan sözleşmenin feshedilmesine, müvekkilinin bu sözleşmeden dolayı davalıya hiçbir borcu olmadığının tespitine, müvekkili tarafından davalıya yapılan toplam 200 TL bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, müvekkilinin 48 adet senet bakımından davalıya borçlu olmadığının tespitine ve bu senetlerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili Mahkememize vermiş olduğu 15/03/2017 havale tarihli cevap dilekçesi ile imzalanan sözleşmenin devre mülk hakkına ilişkin hisseli Gayrimenkul Satış sözleşmesi olduğunu, dava konusu sözleşmeye ilişkin uyuşmazlıkta genel mahkemelerin görevli olduğunu, davacının fesih gerekçelerinin gerçeğe aykırı olduğunu, davacı tarafın cayma hakkının bulunmadığını, akdedilen sözleşmenin devre tatil olmayıp hisseli gayrimenkul satış sözleşmesi olduğunu, davacının davaya konu sözleşme gereği kendisine düşen yükümlülükleri yerine getirmemek için soyut, asılsız ve samimiyetsiz iddialarda bulunarak sözleşmenin feshini istediklerini, bu durumun ahde vefa ilkesi ve MK. 2.maddesi uyarınca belirtilen iyi niyet ve dürüstlük kuralına açıkça aykırılık teşkil ettiğini belirterek usul yönünden görevsizlik itirazının kabulüne, esas yönünden hukuka aykırı ve haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER:
1-Davacı tarafça, 23/11/2016 tarihli AD01-5003 Sözleşme Numaralı Yalova Thermal Palace Hisseli Gayrimenkul Satış Sözleşmesi ile ödeme programı örnekleri ve 200 TL bedelli tahsilat makbuzu sunulmuştur.
2-Dava konusu taşınmaza ilişkin tapu kayıtları ve sözleşmenin tapu kaydına şerh düşülüp düşülmediği ile ilgili yazışmalar yapılmış, delil olarak dosyaya konulmuştur.
3-Yalova 3.Noterliğinin 28/11/2016 tarih ve ……. yevmiye nolu ihtarnamenin ve ihtarnamenin muhattaba tebliğine ilişkin belgeler getirtilmiş, delil olarak dosyaya konulmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE MAHKEMEMİZCE KABULÜ :
Dava, taraflar arasında akdedilen 23/11/2016 tarihli AD01-5003 Sözleşme Numaralı Yalova Thermal Palace Hisseli Gayrimenkul Satış Sözleşmesinin feshine, bu sözleşme ekinde bulunan senetlerin iptaline ve davacının ödemiş olduğu 200,00 TL’ nin iadesi istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi, davalı tarafın savunması, 23/11/2016 tarihli AD01-5003 Sözleşme Numaralı Yalova Thermal Palace Hisseli Gayrimenkul Satış Sözleşmesinin ile ödeme programı örneği, celbedilen tapu kayıtları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacının, davalı şirket ile arasında haricen düzenlenen Hisseli Gayrimenkul Satış Sözleşmesinin feshi ile sözleşme nedeniyle ödenen paranın iadesi için eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır.
Dosyaya ibraz edilen 23/11/2016 tarihli AD01-5003 Sözleşme Numaralı Yalova Thermal Palace Hisseli Gayrimenkul Satış Sözleşmesi ile davacı alıcı müşteri Şemsettin Bektaş ile Davalı (satıcı şirket) Termal Saray Otel İşletmeciliği Turizm İnşaat Pazarlama A.Ş. arasında satış bedelinin 20.750,00 TL olarak imza altına alındığı, sözleşme uyarı davacı tarafça 200,00 TL’nin peşinat olarak ödendiği, geri kalan 20.550 TL lik 48 adet senet düzenlendiği anlaşılmıştır.
Davalı tarafın davanın genel mahkemelerde görülmesi yönündeki görev itirazı davanın mahiyeti ve davacının Tüketici sıfatı dikkate alınarak yerinde görülmemiştir.
Tüm bu hususlar bir bütün halinde değerlendirildiğinde taraflar arasında düzenlenen 23/11/2016 tarihli AD01-5003 Sözleşme Numaralı Yalova Thermal Palace Hisseli Gayrimenkul Satış Sözleşmesinin adi yazılı şekilde düzenlenmiştir. Devremülk hakkı bir binanın veya katın paydaşları arasında tapuda yapılacak resmi sözleşme ile kurulan bir haktır. Kat mülkiyeti kanunun 58.maddesi devremülk hakkının resmi senet ile kurulacağını, aynı kanunun 57.maddesi ise devremülk sözleşmesinin kuruluş şekli konusunda genel hükümlere yollamada bulunmaktadır. Borçlar Kanunun 213 ve Medeni Kanunun 706 ve 781 maddelerinde de sözleşmenin geçerli olması, resmi şekilde düzenlenmesi şartı aranmaktadır. Bu haliyle taraflar arasında düzenlenen devremülk sözleşmesinin resmi şekil şartlarına uyulmadığı için geçersiz olduğu; geçersiz sözleşmeye dayalı olarak tarafların verdiklerini iade etmekle yükümlü oldukları dikkate alınarak ve davacı tarafça yasal süresinde cayma hakkının kullanıldığı anlaşılmakla; Davacının davasının kabulü ile, Davacı ile davalı arasında düzenlenen 23/11/2016 tarihli AD01-5003 Sözleşme nolu Yalova Thermal Palace Hisseli Gayrimenkul Satış Sözleşmesinin feshine, Bu sözleşme nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, sözleşme ekinde bulunan 30/11/2016 başlangıç tarihli 28/10/2020 Bitiş tarihli 48 Adet Sıralı senedin iptaline, Davacı tarafından ödenen 200 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar vermek gerektiği görüş ve kanaatine varılmış, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacının davasının KABULÜ ile, Davacı ile davalı arasında düzenlenen 23/11/2016 tarihli AD01-5003 Sözleşme nolu Yalova Thermal Palace Hisseli Gayrimenkul Satış Sözleşmesinin FESHİNE, Bu sözleşme nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE, Sözleşme ekinde bulunan 30/11/2016 başlangıç tarihli 28/10/2020 Bitiş tarihli 48 Adet Sıralı senedin İPTALİNE,
Davacı tarafından ödenen 200 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Alınması gereken 1.417,44 TL nisbi karar ilam harcının davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan 96,60 TL yargılama giderinin davalıdan tahsiline, davacıya verilmesine,
Karardan sonra yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Hükümleri uyarı 2.490,00 TL nisbi ücreti vekaletin davalıdan tahsiline, davacıya verilmesine,
Dair kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 Hafta içerisinde İstinaf yolu ile Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 04/05/2017

RESMİ ŞEKİLDE YAPILMAYAN DEVRE MÜLK SÖZLEŞMESİNİN HUKUKİ SONUÇLARI

Devre mülk hakkı; ayni bir haktır. Ayni hak, “bir şey üzerinde doğrudan doğruya hakimiyet sağlayan ve herkese karşı ileri sürülebilen bir hak” tır.  Ayni hakların tapu dairesinde resmi şekilde yapılması zorunludur. Resmi şekilde yapılmamış devre mülk sözleşmeleri geçersiz olup bu şekilde düzenlenmiş bir sözleşmeye dayanılarak yapılmış senetler hükümsüz olduğu gibi, sözleşmeye ilişkin bir bedel alınmış ise bu bedelin de iadesi gerekmektedir.

DEVRE MÜLK SÖZLEŞMESİNİN GEÇERSİZ OLDUĞU DİĞER HALLER
Devre Tatil ve Uzun Süreli Tatil Hizmetleri Yönetmeliğinin 5.maddesinin birinci ve üçüncü veya 6 ncı maddenin birinci ya da 8.maddenin 2.fıkralarına aykırı hareket edilmesi halinde tüketici şekle aykırılık sebebi ile 14 günlük cayma süresi ile bağlı olmayıp bu süre cayma süresinin bittiği tarihten itibaren bir yıl süre ile uzayacaktır.

Devre tatil hakkı ise; ayni bir hak olmamakla beraber yönetmelik kapsamında şekle aykırılığın hukuki sonuçları düzenlenmiştir. Devre tatil ve Uzun Süreli Tatil Hizmetleri Yönetmeliğinin 10.maddesine göre sözleşmenin, yönetmeliğin 6.maddesine aykırı düzenlenmesi halinde, tüketici cayma hakkını kullanmak için 14.günlük süreyle bağlı değildir. Bu süre her halükarda cayma süresinin bittiği tarihinden itibaren bir yıl sonra sona erer denilmektedir. Yani sözleşmenin şekle aykırı düzenlenmesi halinde tüketici 14 günlük cayma süresi ile bağlı olmayıp bu süre cayma süresinin bittiği tarihten itibaren bir yıl süre ile uzayacaktır. Şekle aykırılığın bir yıllık süre içinde yerine getirilmesi halinde ise, on dört günlük cayma hakkı süresi, bu yükümlülüklerin gereği gibi yerine getirildiği tarihten itibaren işlemeye başlayacaktır. Bu düzenleme yukarıda belirttiğimiz gibi tapu senedine bağlanmış geçerli bir devre mülk sözleşmesi için de geçerlidir.

 

DEVRE MÜLK VE DEVRE TATİL SÖZLEŞMESİNDE BULUNMASI GEREKLİ ZORUNLU UNSURLAR

1-Satıcı veya sağlayıcı Devre Tatil ve Uzun Süreli Tatil Hizmetleri Yönetmeliğinin 5.maddesi uyarınca tüketiciye verilen ön bilgilendirme formunda yer alan bilgiler ile birlikte tüketicinin adı, soyadı, açık adresi ve diğer iletişim bilgileri ile tarafların sözleşmeyi imzaladığı yer ve tarihe ilişkin bilgileri de içeren bir sözleşme düzenlemek ve yazılı veya mesafeli olarak kurulan bu sözleşmelerin bir örneğini kağıt üzerinde veya kalıcı veri saklayıcısı ile tüketiciye vermek zorundadır.

2-Sözleşmenin en az on iki punto büyüklüğünde, anlaşılabilir bir dilde, açık, sade, okunabilir bir şekilde düzenlenmesi zorunludur.

3-Satıcı veya sağlayıcı, tüketicinin kendi el yazısı ile sözleşme tarihini yazmasını ve sözleşmeyi imzalamasını sağlamakla yükümlüdür.

4-Ayrıca devre mülk sözleşmelerinde sözleşmenin tapuda resmi şekilde yapılma zorunluluğu olduğundan resmi senedin de sözleşmeye eklenmesi zorunludur.