TÜKETİCİNİN DEVRE MÜLK SÖZLEŞMESİNDEN CAYMA HAKKINI KULLANIRKEN NOTER ARACILIĞI İLE GÖNDERECEĞİ İHTARNAME ÖRNEĞİ

NOTER ARACILIĞIYLA GÖNDERİLEN İHTARNAME ÖRNEĞİ

İHTARNAME

KEŞİDECİ :A. B(T.C.Kimlik No:)
Adres

VEKİLİ :   Av.ÖZNUR ULAŞ-03129111767
1424.Cad.1465.Sok. No:16/3 Burcu Apt.Çukurambar/ANKARA

MUHATAP :1-G.T.T VE O A.Ş
Adres

İHTARIN KONUSU: Taraflar arasında imzalanmış sözleşme tarihi ….. olan Devre Mülk/Devre Tatil Sözleşmesinin feshedilmesi /cayma hakkımızın bildirilmesinden ibarettir.

AÇIKLAMALAR

      Müvekkil ile şirketiniz arasında … tarihinde … ili … İlçesi … Mevkiinde bulunan “…” bulunan devre mülk/devre tatilin … hafta kullanımını kapsayacak şekilde sözleşmeye konu tesiste devre mülk/devre tatil sözleşmesi imzalanmıştır.
Devre mülk/devre tatil sözleşmesi uyarınca şirketinize … TL ödeme yapılmıştır.Müvekkil ile şirketiniz arasında imzalanmış olan sözleşme yasal şartları taşımadığı gibi iş bu ihtarname ile 14 günlük yasal cayma hakkımızı kullanılarak sözleşmeyi feshettiğimiz bildirir, müvekkilce şirketinize ödenmiş olan bedelin ve senetlerin iptali ile 14 gün içerisinde senetlerin ve elinizde bulunan diğer belgelerin tarafımıza iadesinin sağlanması gerekmektedir.
Yukarıda belirtildiği gibi taraflar arasında imzalanan sözleşme yukarıda belirtilen şartları taşımaması Tüketicin Korunması Hakkındaki Kanun ile Devre Tatil Sözleşmeleri Uygulama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik uyarınca sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğimizi bildirir, iş bu ihtarnamenin tarafınıza tebliğinden itibaren 3 gün içerisinde irtibata geçilmesini 14 gün içerisinde ise ödenmiş olan toplam …..(ödenen bedel yazılacaktır) ‘nın Vakıfbank …. Şubesi TR ……. no’lu hesaba yatırılarak iade etmenizi, yine imzalanan tüm belgelerin tarafımıza iadesinin sağlanmasını aksi halde yargılama giderleri ve vekâlet ücreti tarafınıza ait olmak üzere yasal yollara başvurulacağı, fazlaya dair her türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydı ile tarafınıza ihtaren bildirilir.18.11.2016

KEŞİDECİ VEKİLİ
Av.Öznur ULAŞ

Sayın Noter, bu üç nüshadan ibaret işbu ihtarnamenin bir nüshasının muhataba tebliğini, bir nüshasının dairenizde saklanmasını, tebliğ şerhi verilecek diğer nüshasının da tarafımıza verilmesini saygılarımla rica ederim.18.11.2016

KEŞİDECİ VEKİLİ
Av.Öznur ULAŞ

TÜKETİCİNİN DEVRE MÜLK/DEVRE TATİL SÖZLEŞMESİNDEN CAYMA HAKKINI KULLANIRKEN GÖNDERECEĞİ ÖRNEK CAYMA FORMU

Yönetmeliğin EK-6 başlıklı cayma hakkının bildirimine ilişkin ihtarname örneği eklenmiştir.

ÖRNEK CAYMA FORMU
(Bu form, sadece sözleşmeden cayma hakkı kullanılmak istenildiğinde
doldurup gönderilecektir.)
-Kime: (Satıcı veya sağlayıcı tarafından doldurulacak olan bu kısımda satıcı veya sağlayıcının ismi, unvanı, adresi, varsa faks numarası ve e-posta adresi yer alacaktır.)
Bu formla sözleşmeden cayma hakkımı kullandığımı beyan ederim.
-Sözleşme tarihi:
-Cayma hakkına konu hak veya hizmet:
-Cayma hakkına konu hak veya hizmetin bedeli:
-Tüketicinin adı ve soyadı:
-Tüketicinin adresi:
-Tüketicinin imzası: (Sadece kâğıt üzerinde gönderilmesi halinde)
-Tarih:

Devre Mülk ve Devre Tatil Arasındaki Farklar

Devre Mülk ve Devre Tatil Ayrımı
Devre mülk hakkı ile Devre tatil hakkına ilişkin düzenlemeler 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun ile 14.01.2015 tarihinde yürürlüğe giren Devre Tatil ve Uzun Süreli Tatil Hizmeti Sözleşmeleri Yönetmeliğinin, 2/3.maddesinde “yönetmeliğin uygulanmasında devre mülk, dönem mülk, paylı mülkiyet, hisseli gayrimenkul satışı ve benzeri isimler altında yapılan tapu tesciline konu edilen satışlara ilişkin sözleşmeler, bir yıldan uzun süre için kurulması ve tüketiciye bu süre zarfında birden fazla dönem için bir veya daha fazla gecelik konaklama imkânı tanıması halinde devre tatil sözleşmesi olarak kabul edilir” denilmiştir. Yani devre mülk sözleşmesinin yönetmelik kapsamında bir veya daha fazla gecelik konaklama imkânı tanıması halinde devre tatil sözleşmesi olarak kabul edilecek olup yönetmelikteki tüm maddeler devre mülk sözleşmesini de kapsamakla beraber aralarındaki farklardan kısaca söz etmekte fayda vardır.
1-Devre mülk hakkı ayni bir hak olup tapuda resmi şekilde yapılması gerekli iken, devre tatil hakkı ayni bir hak olmayıp şahsi hak niteliğinde olduğundan tapuda resmi şekilde yapılma zorunluluğu olmayıp, yazılı şekilde yapılması yeterlidir. Yani devre mülk hakkında hak sahipleri devre tatil kullanıcılarından farklı olarak müşterek mülkiyet hakkı sahibidirler. Devre mülk hakkı aynî hak olması sebebi ile herkese karşı ileri sürülebilir. Devre tatil hakkı ise aynî bir hak olmayıp şahsî niteliktedir ve sadece borçlusuna karşı ileri sürülebilir. Tapuya şerhi zorunlu değildir.
Görüldüğü gibi, devre mülk ve devre tatil arasındaki en belirgin fark, devre mülk hakkı ayni bir hak olup herkese karşı ileri sürülebilir iken, devre tatil hakkı ayni bir hak olamayıp şahsi niteliktedir ve sadece borçlusuna karşı ileri sürülebilir. Bu ayrım devre mülk sözleşmesinin resmi şekilde yapılmasını zorunlu kılarken, devre tatil sözleşmesinin resmi şekilde yapılması zorunluluğu bulunmamaktadır.

DEVRE MÜLK VE DEVRE TATİL AYRIMINA İLİŞKİN YARGITAY KARARINDA ÖZETLE;
KARAR: Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’ne göre; “Dosyada mevcut taraflar arasında yapılan devre mülk satış vaadi sözleşmesinin 7. maddesinde satıcı, en geç 15.9.2011 tarihinde 2. Etaptaki tüm devreleri tamamlayacağını, 31.12.2010 tarihi itibarıyla devre mülkü teslim etmeyi kabul ve taahhüt etmiş, 9. madde hükmü uyarınca devre mülk dairesinde devreye bağlı kat irtifakı tapusunun devredileceği, 10. maddede sözleşmenin fesih durumunda tüketicinin % 20 oranında cezai şart ödeyeceği kararlaştırılmıştır. Yapılan adi yazılı sözleşme göre tatil konusu yerde tapu devri ve kat irtifakı kurulması taahhüt edildiğinden sözleşme, bu niteliği itibariyle devre mülk satış vaadi içeriklerine sözleşmesidir. Bu itibarla, somut olayda Sözleşme, devre tatile dair olmayıp devre mülk satışına yönelik olduğundan bu nitelikteki sözleşmelerin tapuda resmi şekilde yapılması zorunludur. Aksi halde yapılan sözleşme geçersizdir. Devre mülk dahi olsa taşınmaz satışı resmi şekil şartına tabidir. Adi yazılı şekilde yapılan bu sözleşme Kat Mülkiyeti Kanununda yapılan açık düzenleme uyarınca geçersizdir. Yapılan satış ve devir işleminin asgari noterde resen düzenleme şeklinde veya tapuda yetkili memur huzurunda yapılması zorunludur.

2-Devre mülke ilişkin cayma bildiriminin noterlik aracılığı ile yapılması zorunludur. Devre tatil sözleşmesinde cayma bildiriminin posta yoluyla veya yazılı olarak herhangi bir şekilde gönderilmesi yeterlidir.
3-Devre mülk hakkı 23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun Devre Mülk Hakkı başlıklı sekizinci bölümünde düzenlenen hakkı kapsamaktadır. Devre Tatil Sözleşmesi, Bir yıldan uzun süre için kurulan ve tüketiciye bu süre zarfında birden fazla dönem için bir veya daha fazla sayıda gecelik konaklama imkânı veren sözleşmeleri ifade eder. Ancak yeni yönetmelikle devre mülk, dönem mülk, paylı mülkiyet, hisseli gayrimenkul satışı ve benzeri isimler altında yapılan ve tapu tesciline konu edilen satışlara ilişkin sözleşmeler, bir yıldan uzun süre için kurulması ve tüketiciye bu süre zarfında birden fazla dönem için bir veya daha fazla sayıda gecelik konaklama imkânı tanıması halinde devre tatil sözleşmesi olarak kabul edilir düzenlemesi getirilmiştir.

Yeni Yönetmelik Uyarınca Devre Mülk ve Devre Tatil Sözleşmesi İmzalanmadan Önce Tüketiciye Verilmesi Zorunlu Ön Bilgilendirme Formu

ÖN BİLGİLENDİRME FORMU

       6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 4.maddesi ve 14.01.2015 tarihli Devre Tatil ve Uzun Süreli Tatil Hizmeti Sözleşmeleri Yönetmeliğinin 5.maddesi uyarınca satıcı ve sağlayıcıya, devre mülk ve devre tatil sözleşmelerinin imzalanmasından en az bir gün önce tüketiciye ön bilgilendirme formu verilmesini zorunlu hale getirmiştir. Devre tatil ve uzun süreli tatil hizmetleri yönetmeliğinin 5.maddesine göre; Satıcı veya sağlayıcı, bu yönetmelik kapsamında düzenlenen sözleşmelerin kurulmasından en az bir gün önce tüketicilere yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı ile ön bilgilendirme formu vermek zorundadır.”denilmektedir.

UYARI: Satıcı ve sağlayıcıya, devre mülk ve devre tatil sözleşmelerinin imzalanmasından en az bir gün önce tüketiciye ön bilgilendirme formu verilmesi zorunlu hale getirilmiştir.

Aynı yönetmeliğin ikinci maddesinde aynen; “Ön bilgilendirme formunun, en az on iki punto büyüklüğünde, anlaşılabilir bir dilde, açık sade ve okunabilir şekilde düzenlenmesi zorunludur.”şeklinde düzenlenmiş olup yönetmeliğe Ek-1 olarak devre mülk ve devre tatil sözleşmesine ilişkin örnek ön bilgilendirme formu eklenmiştir. Yönetmeliğe göre ön bilgilendirme formu aşağıda belirtilen şekilde ve içerikte olmalıdır;

DEVRE MÜLK VE DEVRE TATİL SÖZLEŞMELERİNE İLİŞKİN ÖN BİLGİLENDİRME FORMU
a) Satıcı, sağlayıcı ve malikin isim, unvan, açık adres, telefon ve varsa MERSİS numarası ile diğer iletişim bilgileri.
b) Sözleşme konusu hakkın tanımı, niteliği, kapsamı ve kullanım koşulları.
c) Sözleşmenin süresi, sözleşme konusu hakkın kullanılabileceği dönem ve tarih aralığı.
ç) Sözleşme konusu taşınmazın fiili durumu ve yeri.
d) Sözleşme konusu hakkın kullanımı için ödenecek tüm vergiler dahil toplam fiyat.
e) Ortak tesislerin ve hizmetlerin kullanımı için ödenecek bedel, vergi, harç gibi zorunlu yasal giderler ile genel idari masrafların ne şekilde hesaplanacağına, bu giderlerin nasıl ve ne zaman arttırılabileceği ile tüketiciye nasıl yansıtılacağına ilişkin açıklamalar.
f) Tüketicinin yararlanabileceği yüzme havuzu, sauna ve benzeri ortak tesisler, ışıklandırma, su, bakım ve benzeri hizmetler ile bunlardan yararlanma şartları.
g) Taşınmazın bakım ve onarımının, yönetim ve idaresinin ne şekilde olacağına ilişkin açıklamalar ve tüketicilerin bu konularla ilgili kararlara nasıl katılabileceği ve kararları nasıl etkileyebileceğini de içeren bilgi.
ğ) İktisabın sözleşmede belirtilenler dışında herhangi bir ek ödemeye ve yükümlülüğe yol açmayacağına ilişkin bilgi.
h) Sözleşme konusu hakkın devir veya takas edilmesinin mümkün olup olmadığı ile varsa değişim planına ilişkin açıklamalar.
ı) Cayma hakkının ne şekilde kullanılacağı ve cayma bildiriminin yapılacağı açık adres, faks numarası ve elektronik posta bilgileri.
i) Sözleşme konusu taşınmaz üzerinde varsa idari veya hukuki kısıtlamalara ilişkin bilgi.
j) Devre mülk hakkı veren sözleşmelerde “Bu sözleşmenin kurulduğu tarihten itibaren on dört gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin cayma hakkınız bulunmaktadır.” ibaresi.
k) Konusunu diğer ayni haklar ile şahsi bir hakkın oluşturduğu sözleşmelerde “Bu sözleşmenin kurulduğu tarihten itibaren on dört gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin cayma hakkınız bulunmaktadır. Cayma süresi içinde sözleşmeye konu mal veya hizmet karşılığında herhangi bir isim altında ödeme yapmanızı veya borç altına sokan herhangi bir belge vermenizi istemeyeceğimizi taahhüt ederiz.” ibaresi.
l) Tüketicinin cayma hakkı konusunda hiç ya da gereği gibi bilgilendirilmemesi halinde cayma hakkını kullanmak için on dört günlük süreyle bağlı olmadığına ve bu sürenin her halükarda cayma süresinin bittiği tarihten itibaren bir yıl sonra sona ereceğine ilişkin bilgi.
m) Tarafların sözleşmeyi fesih şartları ile sözleşmenin feshedilmesi halinde bunun sonuçlarına ilişkin bilgi.
n) Sözleşmeden doğan haktan üçüncü bir kişinin yararlanıp yararlanamayacağına ilişkin bilgi ile yararlandığı takdirde buna ilişkin açıklamalar.
o) Varsa satıcı veya sağlayıcının şikayetlere ilişkin çözüm yöntemleri hakkında bilgi.
ö) Tüketicilerin uyuşmazlık konusundaki başvurularını tüketici mahkemesine veya tüketici hakem heyetine yapabileceklerine dair bilgi.
p) Ödeme planı ve ödemelerin yapılacağı banka ve hesap bilgileri.
r) Sözleşme konusu hakkın taksitle satılması halinde;
1) Tüm vergiler dahil Türk Lirası olarak toplam taksitli satış fiyatı,
2) Faiz miktarı ve faizin hesaplandığı yıllık oran ve sözleşmede belirlenen faiz oranının yüzde otuz fazlasını geçmemek üzere gecikme faiz oranı,
3) Tüketicinin temerrüde düşmesinin hukuki sonuçları,
4) Varsa peşinat tutarı.

       Yukarıda belirtilen ön bilgilendirme formunun tüketiciye sözleşmenin kurulmasından en az bir gün önce yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcı ile verilmemesi veya yönetmeliğe aykırı düzenlenmesi durumunda tüketiciler yönetmeliğe aykırılık sebebi ile yasal yollara başvurabileceklerdir.

Tüketiciye, hediye tatil, kampanya, ücretsiz yemek ve gezi gibi isimler altında satışı özendirici yöntemler kullanarak devre mülk ve devre tatil sözleşmesi imzalattırılması

         Uygulamada devre mülk ve devre tatil şirket sahipleri tarafından satıcı ve sağlayıcı sıfatı ile tüketicilere hediye tatil, kampanya, ücretsiz yemek ve gezi gibi isimler altında “satışı özendirici yöntemler” kullanarak devre mülk ve devre tatil sözleşmesi imzalanmaktır. Satışı özendirici yöntemler sebebi ile sağlıklı düşünme fırsatı engellenen tüketiciler tarafından sözleşme imzalanmakta ise de yeni yönetmelik çerçevesinde satıcı ve sağlayıcıya bir çok yükümlülük getirilmiş olup bu yükümlülüklere aykırılık sözleşmenin geçersiz sayılmasına sebep olmaktadır.

      Yeni yönetmelik uyarınca, satıcı veya sağlayıcının hediye tatil, kampanya, ücretsiz yemek ve gezi gibi isimler altında satışı özendirici yöntemler kullanarak tüketiciye bir davette bulunması halinde, bu davetin içeriği ve ticari amacının tanıtım faaliyetinden önce yazılı veya kalıcı veri saklayıcısı ile tüketiciye bildirmesi zorunludur. Yargılama aşamasında bu bilgilendirmelerin yapıldığına dair ispat yükü satıcı veya sağlayıcıya aittir. Devre mülk veya devre tatil satıcıları uygulamada özelikle hediye tatil hakkı kazandınız fırsatı ile tüketicilere devre mülk veya devre tatil sözleşmesi imzalatmaktadırlar. Bu durumda satıcı veya sağlayıcı yönetmeliğin 5.maddesi uyarınca bu hediye tatilin içeriğini ve ticari amacının tanıtım faaliyetinden önce yazılı veya kalıcı veri saklayıcısı ile tüketiciye bildirmemesi halinde, tüketiciler yönetmeliğe aykırılık sebebi ile yasal yollara başvurabileceklerdir.

Devre Tatil Hakkı ve Kanunda Düzenlenme Şekli

DEVRE TATİL SÖZLEŞMESİ

        Devre tatil sözleşmesi, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanununun 50.maddesi ve 14.01.2015 tarihli Devre Tatil ve Uzun Süreli Tatil Hizmeti Sözleşmeleri Yönetmeliğinin (m.4/d) hükümlerine göre devre tatil sözleşmesi.”bir yıldan uzun süre için kurulan ve tüketiciye bu süre zarfında birden fazla dönem için bir veya daha fazla sayıda gecelik konaklama imkanı veren sözleşmeler” şeklinde düzenlenmiştir.

     Devre tatil sözleşmesi, kanunda düzenlenmeyen karma kombine sözleşme kategorisine dahil olan sözleşmelerdendir. Kombine sözleşmelerde taraflardan biri kanunda düzenlenen birden fazlaya ilişkin edimleri üstlenirken diğer taraf sadece ücret verme borcunda olduğu sözleşmelerdir. Devre Tatil Sözleşmeleri de bu nitelikte bir sözleşmedir. Sözleşmede ağır basan unsur hizmet unsurudur. Karma kombine sözleşmelerde sözleşmede ağır basan sözleşmenin hükümleri uygulanır. Burada hizmet unsuru ağır bastığından hizmet sözleşmesine ilişkin hükümler uygulanır.[1]

         Devre tatil sözleşmesinin devre mülk sözleşmesinde olduğu gibi yazılı olarak yapılması ve bu sözleşmenin bir nüshasının tüketiciye verilmesi zorunluluğu vardır. Aynı zamanda Yönetmeliğin altıncı maddesi uyarınca ön bilgilendirme formu ile beraber tüketicinin adı, soyadı, açık adresi ve diğer iletişim bilgileri ile tarafların sözleşmeyi imzaladığı yer ve tarihe ilişkin bilgileri de içeren bir sözleşme düzenlemek ve yazılı veya mesafeli olarak kurulan bu sözleşmelerin bir örneğini kağıt üzerinde veya kalıcı veri saklayıcısı ile tüketiciye vermek zorundadır. Devre tatil sözleşmesi yazılı yapılmalıdır.

[1] RUHİ, C: Ahmet: Sözleşmeler Hukuku, Seçkin Yayıncılık, C: I, 2. Bası, Ankara 2013, s. 910.

DEVRE MÜLK HAKKI VE KANUNDA DÜZENLENME ŞEKLİ

DEVRE MÜLK HAKKI VE SÖZLEŞMESİ

    Devre mülk hakkı ve sözleşmesi Kat Mülkiyeti Kanununda düzenlenmiştir. KMK. m. 57’deki hükme göre, devre mülk hakkı,” mesken olarak kullanılmaya elverişli bir yapı veya bağımsız bölümün ortak maliklerinden her biri lehine bu yapı veya bağımsız bölümden yılın belli dönemlerinde istifade hakkı sağlayan müşterek mülkiyet payına bağlı bir irtifak hakkıdır.”şeklinde düzenlenmiştir. Devre mülk hakkı, müşterek mülkiyet(TMK 688-700) ve irtifak hakkı( TMK 799 vd.) müessesleri üzerine kurulmuştur. Kat mülkiyeti Kanunu’nun 58.maddesine göre devre mülk hakkı ancak mesken nitelikli kat mülkiyetine veya kat irtifakına çevrilmiş yahut müstakil yapılarda kurulabilir.RUHİ, C: Ahmet: Sözleşmeler Hukuku, Seçkin Yayıncılık, C: I,  2. Bası, Ankara 2013, s. 910.

         Devre mülk hakkı ve sözleşmelerine ilişkin diğer bir düzenleme 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun ile 14.01.2015 tarihinde tüketicilerin mağduriyetini en aza indirmek için yürürlüğe giren Devre Tatil ve Uzun Süreli Tatil Hizmeti Sözleşmeleri Yönetmeliğidir. 14.01.2015 tarihinde yürürlüğe giren Devre Tatil ve Uzun Süreli Tatil Hizmeti Sözleşmeleri Yönetmeliğinin Amaç başlıklı (m1/1.) göre; “bu yönetmeliğin amacı; devre tatil, ön ödemeli devre tatil, uzun süreli tatil hizmeti, değişim ve yeniden satış sözleşmelerini uygulanacak usul ve esasları düzenlemektedir.”denilmektedir.Yönetmeliğin (m.2/3) maddesine göre ise; “yönetmeliğin uygulanmasında devre mülk, dönem mülk, paylı mülkiyet, hisseli gayrimenkul satışı ve benzeri isimler altında yapılan tapu tesciline konu edilen satışlara ilişkin sözleşmeler, bir yıldan uzun süre için kurulması ve tüketiciye bu süre zarfında birden fazla dönem için bir veya daha fazla gecelik konaklama imkanı tanıması halinde devre tatil sözleşmesi olarak kabul edilir” denilmiştir. Bu kanun ve özellikle yönetmelik kapsamında tüketicilerin mağduriyetinin önüne geçilmesi açısından, satıcı ve sağlayıcıya oldukça fazla yükümlülük getirilmiştir. Yönetmelik kapsamında satıcı veya sağlayıcı tüketiciye sözleşmenin kurulmasından en az bir gün önce tüketicilere yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı ile ön bilgilendirme formu vermek zorunda olduğu gibi sözleşmenin şekli ve içeriği hususunda da oldukça detaylı yükümlülükler getirilmiştir.

RESMİ ŞEKİLDE YAPILMAYAN DEVRE MÜLK SÖZLEŞMESİNİN GEÇERSİZLİĞİ

T.C. YARGITAY 13. HUKUK DAİRESİ E. 2014/6563 K. 2014/20794 T. 23.6.2014
DAVA : Tararlar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR : Davacı, davalı şirketin temsilcileri ile Sındırgı çaygören mevkiinde bulunan tesislerde 16.6.2013 tarihinde 10.000 TL bedelli devre mülk sözleşmesini imzaladığını, daha sonra evde sözleşmeyi incelediğinde yazılanların söylenenlerden farklı olduğunu tespit ederek, devre tatil sözleşmeleri yönetmeliğinin 6. maddesine göre yasal süre içinde 18.6.2013 tarihli ihtarname ile sözleşmenin iptalini talep ettiğini, her hangi bir hizmet almadığını ileri sürerek; sözleşmenin iptali ile 10.000 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının henüz hizmet vermeye başlamadığı ve ayıplı hizmet verdiğinin kabul edilemeyeceği, sözleşmenin tesisle imzalanması sebebiyle kapıdan satış sözleşmesi olarak nitelenemeyeceğinden cayma hakkını kullanamayacağı gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalı arasında düzenlenmiş bulunan 16.6.2013 tarihli “l. Etap Satış vaadi pay sözleşmesi” başlıklı belge ile devre mülk hissesinin satışının vaad edildiği ancak taşınmazın tapuda devir işleminin gerçekleşmediği gibi tesliminin de yapılmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davaya konu taşınmaz tapuda kayıtlı olup, tapulu taşınmazların satışına dair olarak haricen düzenlenen sözleşme resmi biçimde yapılmadığı için geçersizdir. (MK. 706, 5K 213, Tapu Kanunu 26 ve Noterlik Kanunu 60. maddeleri) O sebeple geçerli sözleşmelerde olduğu gibi taraflarına hak ve borç doğurmaz. Taraflar verdiklerini haksız iktisap kuralları çerçevesinde geri isteyebilirler. Davacı, davalıya 18.6.2013 tarihinde ihtarname gönderip sözleşmeden döndüğü ve ödediği bedelin iadesini istediğine ve davalı tarafından da sözleşmeye konu taşınmazın tapuda devrinin gerçekleştirilmediği gibi teslimin dahi yapılmadığı, kaldı ki sözleşmenin geçerli olması halinde dahi davacının süresi içinde cayma hakkını kullandığı anlaşıldığından, davacının taleplerinin haklı olduğu gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, 23.6.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

NASKON İNŞAAT ANKARA DEVRE MÜLK SÖZLEŞMESİNİN FESHİ, SENETLERİN İPTALİ VE ÖDENEN BEDELLERİN İADESİ KARARI

Devre mülk sözleşmesinin resmi şekilde yapılması zorunluluk olup tapuda resmi şekilde yapılmayan devre mülk sözleşmeleri geçersizdir.Aşağıda buna ilişkin güncel kararı sunuyoruz.


ANKARA TÜKETİCİ MAHKEMESİ 2015/1161 Esas : 2016/572

DAVACI : T. S.A
VEKİLİ : Av. ÖZNUR ULAŞ – 1465.Sokak 1424.Cadde Burcu Sitesi No:16/3 Çukurambar Çankaya/ ANKARA
DAVALI : NASKON İNŞAAT SAN.VE TİC.LTD.ŞTİ. – Farabi Sk No 30 A/4 Çankaya Merkez/ ANKARA
DAVA : Tüketici Tarafından Açılan Devre Tatil Sözleşmesinden Kaynaklanan
DAVA TARİHİ : 17/09/2015
KARAR TARİHİ : 27/04/2016
KARAR YAZIM
TARİHİ : 27/04/2016
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine mahkememize açılan Devre Tatil Sözleşmesinden Kaynaklanan davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACI VEKİLİ Vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Ankara İli Ayaş ilçesi Uğurçayırı köyü 118 ada 2 parselde yapılacak olan tesisten devre mülk sözleşmesini 06/06/2015 tarihinde imzaladığını, sözleşme bedeli olarak 12500,00TL’nin 5000,00TL lik kısmını nakit ödediğini, kalan kısım için 210 TL 35 ay ve 150TL 1 ay olmak üzere taplam 7.500,00TL tek senet yapıldığını, davalı şirketin vaadettiği hiçbir
yükümlülüğü yerine getirmediğini bunun üzerine müvekkilince davalı şirkete sözleşmeyi feshettiğini bildirir ihtarname çekildiğini, 1 adet senedin iadesinin talep edildiğini, sözleşmenin geçersiz olduğunu bildirerek taraflar arasında düzenlenen 06/06/2015 tarihli devre mülk sözleşmesinin feshi ile sözleşme karşılığı ödenen toplam 5.000,00 TL nin avans faizi ile birlikte davalıdan alınmasına, müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan 1 adet 7500,00TL lik senedin iptali ile yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
DAVALI’ya mahkememizce usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak karar tarihi itibariyle herhangi bir beyanda bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKCE: Dava Devre mülk sözleşmesinden kaynaklanan taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin feshi ve sözleşme karşılığı ödenen bedelin tahsili davasıdır.
Taraflar arasındaki devre mülk sözleşmesi ve ödeme belgeleri dosyaya sunulmuştur.
Satışa konu devre mülk sözleşmesinin tapuda devrinin yapılmadığı, davacının tesisten istifade etmediği, ödenen bedelin ise davacıya iade edilmediği anlaşılmıştır.
Benzer konuda Yargıtay 13 HD.’nin 04.07.2013 tarih ve 2013/4117-18427 esas karar sayılı kararda ” Tapuda kayıtlı taşınmazların satışının, MK nun 706 , BK 213, Tapu K.26 ve Noterlik K.60 maddeleri gereğince resmi şekilde yapılması zorunlu olup, haricen düzenlenen satış sözleşmeleri hukuken geçersizdir. Bu nedenle taraflar arasındaki devre mülk satış sözleşmesi de tapulu taşınmazın satışına ilişkin olup geçersizdir. Geçersiz sözleşmeye dayanarak davacının fesih ve ödediği bedelin iadesini her zaman talep hakkına sahiptir. Bu nedenle davacının ödediği bedelin iadesine karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. ” şeklinde kararı ile konuya açıklık getirilmiştir.
Toplanan deliller ve Yargıtay kararı dikkate alınarak taraflar arasındaki sözleşme geçersiz kabul edildiğinden, geçersiz sözleşmeden taraflar her zaman dönebileceğinden, aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Dosyada mevcut belgelerden 08/06/2015 tarihinde 2.000,00TL, 10/07/2015 tarihinde 3.000,00TL olmak üzere Vakıfbanktan davalı hesabına 5.000,00TL havale edildiği ve de taraflar arasında senet düzenlendiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Sözleşme feshedildiğinden toplam sözleşme miktarı ( 12.500,00 TL) dava değeri kabul edilip bu miktar üzerinden yargılama giderine ( harç, vekalet – HMK nun md.323) hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.Taraflar arasındaki 06/06/2015 tarih ve 9744 nolu devre mülk sözleşmesinin FESHİNE, sözleşme karşılığı ödenen 5.000,00TL nin dava tarihinden işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Sözleşme karşılğı verilen alacaklısı Naskon … Ltd. Şti. Borçlusu T. S A, miktarı 7.500,00TL, keşide ve vade tarihleri yazılı olmayan senet nedeniyle borçlu olmadığının TESPİTİNE,
2. Alınması gerekli 27.70 TL başvuru harcı ile 853,87 TL nispi harç olmak üzere toplan 881,57 TL harcın davalıdan alınmasına,
3. Davacı tarafından yapılan 40.00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4. Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden hesap ve takdir olunan 1.500,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda karar tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Yargıtay yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup anlatıldı. 27/04/2016

DEVRE MÜLK SATIŞ SÖZLEŞMESİNİN FESHİ VE CAYMA HAKKININ KULLANILMASI

T.C. YARGITAY 13. HUKUK DAİRESİ E. 2014/43181 K. 2015/34755 T. 30.11.2015
DAVA : Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR : Davacı, davalı şirket ile arasında 14.11.2010 tarihinde devre mülk satış sözleşmesi akdedildiğini, ancak henüz inşaata dahi başlanmadığını, bunun üzerine davalı şirkete cayma bildirimini gönderdiğini ileri sürerek, bu sebeple sözleşmenin feshi ve iptalini, ödenen 7.400, TL’nin reeskont faizi ile davalıdan tahsilini ve senetlerin iadesini istemiştir.
Davalı, cayma hakkının süresinde kullanılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davacının cayma hakkını süresinde kullanmaması sebebiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, devre mülk satım sözleşmesinin haklı sebeple feshi ve ödenen bedelin iadesidir.
Dosyada mevcut taraflar arasında yapılan devre mülk satış vaadi sözleşmesinin 7. maddesinde satıcı, en geç 15.9.2011 tarihinde 2. Etaptaki tüm devreleri tamamlayacağını, 31.12.2010 tarihi itibarıyla devre mülkü teslim etmeyi kabul ve taahhüt etmiş, 9. madde hükmü uyarınca devre mülk dairesinde devreye bağlı kat irtifakı tapusunun devredileceği, 10. maddede sözleşmenin fesih durumunda tüketicinin % 20 oranında cezai şart ödeyeceği kararlaştırılmıştır. Yapılan adi yazılı sözleşme içeriklerine göre tatil konusu yerde tapu devri ve kat irtifakı kurulması taahhüt edildiğinden sözleşme bu niteliği itibariyle devre mülk satış vaadi sözleşmesidir. itibarla, somut olayda Sözleşme, devre tatile dair olmayıp devre mülk satışına yönelik olduğundan bu nitelikteki sözleşmelerin tapuda resmi şekilde yapılması zorunludur. Aksi halde yapılan sözleşme geçersizdir. Devre mülk dahi olsa taşınmaz satışı resmi şekil şartına tabidir. Adi yazılı şekilde yapılan bu sözleşme Kat Mülkiyeti Kanununda yapılan açık düzenleme uyarınca geçersizdir. Yapılan satış ve devir işleminin asgari noterde resen düzenleme şeklinde veya tapuda yetkili memur huzurunda yapılması zorunludur.
Üstelik sözleşmeye konu taşınmazın halen inşa ve ikmal edilmediği de ortadadır. Devre mülk sözleşmesi de tıpkı devre tatil sözleşmelerinde olduğu gibi tecrübe ve muayene koşuluna bağlı bir sözleşmedir. … blokun inşaatına başlanılmamış olması ve burasının davacı tarafça kullanılamamış olması nazara alındığında sözleşmenin inşaatın tamamlanmasına kadar askıda olduğu ve cayma hakkının sözleşmeye konu dairenin tesliminden sonra başlayacağı da açıktır. Tecrübe ve muayene koşulu gerçekleşmediği sürece tüketici her zaman bu sözleşmeyi feshetme hakkına sahiptir.
Davacının sözleşmenin askıda kaldığı süre içerisinde davalı şirkete ait …. deki devre mülkleri kullanması taraflar arasında yapılan başka bir anlaşmayı oluşturmakta olup bu hususta davalı tarafça açılmış bir karşı dava da yoktur.
O halde geçersiz sözleşme sebebiyle iki taraf aldıklarını iade sorumluluğu altındadır. Davacının sözleşme sebebiyle herhangi bir şey almadığı, mal ve hizmetten yararlanmadığı ortadadır. Ayrıca, davalı şirketin sözleşmede belirtilen süre içerisinde davacıya davaya konu devre mülkü teslim etmemiş olması, davacının da süresinde cayma hakkını kullanmış olması davacının sözleşmenin feshinde ve ödediği bedel ile düzenlenen senetlerin iadesinde haklı olduğu açıktır.
Belirtilen sebeplerle mahkemece davanın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 30.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.